BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI SAYIN ABDULLAH GÜL’ÜN FİLİSTİN ULUSAL YÖNETİMİ BAŞKANI ABBAS İLE İSRAİL BAŞBAKANI ARIEL SHARON’UN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ SHARM EL SHEIKH ZİRVESİ HAKKINDAKİ AÇIKLAMASI

Filistin Ulusal Yönetimi Başkanı Mahmoud Abbas ile İsrail Başbakanı Ariel Sharon’un dün Sharm El Sheikh’de gerçekleştirdikleri Zirve sonunda Filistin ve İsrail arasında beş yılı aşkın bir süredir devam eden şiddeti karşılıklı sona erdirme yolunda bir ateşkes mutabakatına varmalarından büyük memnuniyet duymaktayız.

Bu karar İsrail-Filistin meselesinin çözümü yolunda ortaya çıkan umut verici ortamın ilk somut sonucu olmuştur. Bu Zirve’yle taraflar, sözkonusu ortamı ileriye götürme yolundaki ortak iradelerini dünya kamuoyuna sergilemişlerdir.

Filistin ve İsrail liderlerinin Zirve’de gösterdikleri sağduyulu ve yapıcı yaklaşımı takdirle karşılıyoruz. Barış sürecinin yeniden canlandırılmasına yönelik çabalara önemli bir ivme kazandıracak bu yaklaşımın korunması ve uygulamaya geçirilmesini gerekli görüyoruz.

Taraflar arasında ateşkesi takiben, barış sürecinin ilerlemesine ivme kazandıracak adımlar atılması öngörülmektedir. Ortak bir Güvenlik İşbirliği Komitesi kurulması, İsrail’in bazı Filistin kentlerinden çekilmesi ve bir grup Filistinli mahkumu serbest bırakması bu adımlar arasında olup tarafımızdan memnuniyetle karşılanmaktadır.

Bu aşamada sadece taraflara değil, tüm uluslararası topluma önemli görevler düşmektedir. Sözkonusu sürecin Yol Haritası kapsamında ve BM Güvenlik Konseyi’nin 1397 sayılı kararında belirlenmiş nihai barış hedefi doğrultusunda ilerlemesi için taraflara her türlü desteği sağlamalıyız. Başlangıcından bu yana barış sürecini desteklemiş bir bölge ülkesi olan Türkiye, bu yönde aktif katkıda bulunmaya hazırdır.

Bütün bu hususları, biraz önce beni arayarak zirve sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi veren ve desteğimizin devamını talep eden İsrail Dışişleri Bakanı Sharon ve Filistin Dışişleri Bakanı Shaat’a ifade ettim.

Bu yöndeki irademizi 3-5 Ocak 2005 tarihlerinde Filistin ve İsrail’e yaptığım ziyaretlerde her iki taraf liderlerine de teyid etmiştim. Ayrıca 1-2 Şubat 2005 tarihlerinde ilk dış seyahatini Ankara’ya yapan Filistin Ulusal Yönetimi Başkanı Sayın Mahmoud Abbas’la gerçekleştirilen temaslarda da bu husus tarafımızdan en üst düzeyde açıklıkla belirtilmiştir.

Zirvede sağlanan gelişmelerin yaptığımız dostane telkin ve tavsiyeler doğrultusunda tecelli etmesinden özellikle memnuniyet duydum.

Sharm El Sheikh Zirvesi taraflar arasında en üst düzey temasların başlatılması ve ateşkes ilanı açısından önemlidir. Bununla birlikte geçmişte de benzeri olumlu gelişmeler yaşandığı, ancak bu olumlu ortamın sürdürülmesi için gerekli yaklaşım ortaya konulamadığı için kısa süre içinde bu gelişmeler akamete uğramış olduğu bilinmektedir. Bu defa taraflar arasında sağlanan olumlu ortamın bozulmasına izin verilmemelidir.

Zira, bu umut verici gelişmelerden rahatsızlık duyanlar sözkonusu sürece zarar vermeye çalışabilecektir. Bu meyanda meydana gelebilecek olayların önüne geçmenin en önemli unsurlarından biri Filistin güvenlik reformunun gerçekleştirilerek güvenlik güçlerinin tek bir çatı altında toplanmasıdır.

Türkiye Filistin güvenlik güçlerinin bütünleştirilmesi yolundaki zamanlı katkıların hayati öneminin idrakinde olarak Filistin tarafına 25.000 polis üniforması hibe edecektir. Sözkonusu üniformaların üretimine başlanmış olup 1,5-2 ay içerisinde Filistin yetkilerine teslim edilmeleri öngörülmektedir. Ayrıca önümüzdeki dönemde Filistin güvenlik güçleri için sağlamakta olduğumuz eğitim olanaklarını da arttıracağız.

Ayrıca, bölgede barış ve istikrarın sağlanabilmesi için Filistin halkının gündelik hayatında karşılaşmakta olduğu zorlukların da hafifletilmesi de önem taşımaktadır. Bu çerçevede, uluslararası toplumun çalışmalarını Filistin’in ekonomik ve sosyal alanlarda yeniden imarı yolunda projelere yönlendirmesi gerektiğine inanıyoruz.

Türkiye bu yönde çalışmalar başlatmıştır. 2003 yılı sonunda ilan ettiğimiz Filistin’e yönelik özel bir eylem planı çerçevesinde yardımlarını her alanda arttırmayı ve çeşitlendirmeyi kararlaştırdık. Bu çerçevede 2004 yılı Mayıs ayında Sayın Vehbi Dinçerler Filistin Ekonomik ve Sosyal İşbirliği Koordinatörü olarak atanmıştır.

Türkiye, Filistin’e halihazırda yapmakta olduğu yardımlarda yeniden imar ve kalkınma projelerine ağırlık vermeyi öngörmektedir. Bu çerçevede 2004 yılı içinde Filistin’e yapmış olduğumuz 1 milyon ABD doları tutarındaki insani yardımın yanı sıra, 21 Aralık 2004 tarihinde küçük ve orta ölçekli projelere destek vermek amacıyla Filistin tarafıyla 900.000 ABD Doları tutarında bir hibe anlaşması imzaladık.

Ayrıca, geçen hafta bir uzman ekibimiz Filistin’deki yeniden imar ve kalkınma projelerini ve Türkiye’nin bu projelere yapabileceği katkıları tespit etmek amacıyla arazide incelemelerde bulunmuş ve Filistin makamlarıyla görüşmeler gerçekleştirmiştir.

TİKA gibi yardım ve projeler konusundaki uzman kuruluşlarımızın Filistin’de bir büro açması için çalışmaları da başlatmış bulunuyoruz.

Öteyandan Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım Filistinli yetkililerle Türkiye’nin başta Gazze’dekiler olmak üzere hava ve deniz ulaşım alanlarındaki projelere yapabileceği katkıları ele almıştır.

Bunun yanısıra, önümüzdeki Mart ayında Türkiye-İsrail-Filistin Ticaret Odaları Başkanlarının Ankara’da bir araya gelerek üç ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirme yollarını değerlendirmeleri kararlaştırılmıştır.

Türkiye bölgeye barış ve istikrarın gelmesi yolunda Filistin ve İsrail’le halihazırdaki işbirliğini her alanda geliştirme yolunda çabalarını sürdürmeye devam edecektir.