T.C.
Ottava Büyükelçiliği
Albay Altıkat Kütüphanesi
Yeni Türk Ceza Kanunu
|
Kanun No. 5237 |
Kabul Tarihi : 26.9.2004 |
İÇİNDEKİLER
Suçta
ve cezada kanunîlik ilkesi
Adalet
ve kanun önünde eşitlik ilkesi
Yabancı
ülkede hüküm verilmesi
Vatandaş
tarafından işlenen suç
Yabancı
tarafından işlenen suç
Soruşturma
koşulu olan cezanın hesaplanması
Yabancı
kanunun göz önünde bulundurulması
Ceza
Sorumluluğunun Şahsiliği, Kast ve Taksir
Netice
sebebiyle ağırlaşmış suç
Ceza
Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler
Meşru
savunma ve zorunluluk hali
Hakkın
kullanılması ve ilgilinin rızası
Cebir
ve şiddet, korkutma ve tehdit
Geçici
nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma
İştirak
hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme
Ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası
Kısa
süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
Belli
hakları kullanmaktan yoksun bırakılma.
Çocuklara
özgü güvenlik tedbirleri
Akıl
hastalarına özgü güvenlik tedbirleri
Suçta
tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbirleri
Cezanın
Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi
Dava
zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Ceza
zamanaşımı ve hak yoksunlukları
Zamanaşımının
hesabı ve uygulanması
Soruşturulması
ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar, uzlaşma
Dava
veya cezanın düşmesinin etkisi
Soykırım
ve İnsanlığa Karşı Suçlar
Göçmen
Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti
Kasten
öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
Vücut
Dokunulmazlığına Karşı Suçlar
Neticesi
sebebiyle ağırlaşmış yaralama
Daha
az cezayı gerektiren haller
Neticesi
sebebiyle ağırlaşmış işkence
Koruma,
Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli
Yardım
veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
Çocuk
Düşürtme, Düşürme veya Kısırlaştırma
Cinsel
Dokunulmazlığa Karşı Suçlar
Kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma
Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Eğitim
ve öğretimin engellenmesi
Kamu
kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin
engellenmesi
Siyasi
hakların kullanılmasının engellenmesi
İnanç,
düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme
Konut
dokunulmazlığının ihlali
İş ve
çalışma hürriyetinin ihlali
Sendikal
hakların kullanılmasının engellenmesi
Dilekçe
hakkının kullanılmasının engellenmesi
Kişilerin
huzur ve sükununu bozma
İddia
ve savunma dokunulmazlığı
Haksız
fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret
Soruşturma
ve kovuşturma koşulu
Özel
Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar
Haberleşmenin
gizliliğini ihlal
Kişiler
arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Özel
hayatın gizliliğini ihlal
Kişisel
verilerin kaydedilmesi
Verileri
hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Daha
az cezayı gerektiren haller
Mala
zarar vermenin nitelikli halleri
İbadethanelere
ve mezarlıklara zarar verme
Kaybolmuş
veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf
Şirket
veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi
Suç
eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
Şahsi
cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep
Genel
güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
Genel
güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
Atom
enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme.
Tehlikeli
maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi
Akıl
hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali
İnşaat
veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama
Hayvanın
tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması
Trafik
güvenliğini tehlikeye sokma
Trafik
güvenliğini taksirle tehlikeye sokma
Çevrenin
taksirle kirletilmesi
Kamunun
Sağlığına Karşı Suçlar
Bozulmuş
veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti
Kişilerin
hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma
Uyuşturucu
veya uyarıcı madde imal ve ticareti
Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Uyuşturucu
veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma
Kullanmak
için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak
Zehirli
madde imal ve ticareti
Sağlık
için tehlikeli madde temini
Bulaşıcı
hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma
Para
ve kıymetli damgaları yapmaya yarayan araçlar
Resmî
belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
Resmi
belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Özel
belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
Açığa
imzanın kötüye kullanılması
Halk
arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit
Halkı
kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama
Görev
sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma
Suç
işlemek amacıyla örgüt kurma
Ulaşım
Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı Suçlar
Ulaşım
araçlarının kaçırılması veya alıkonulması
Kıt'a
sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgali
Kumar
oynanması için yer ve imkan sağlama
Birden
çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören
Aile
hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
Çocuğun
kaçırılması ve alıkonulması
Ekonomi,
Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar
Edimin
ifasına fesat karıştırma
Kamuya
gerekli şeylerin yokluğuna neden olma.
Ticarî
sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin
açıklanması
Mal
veya hizmet satımından kaçınma
Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Sistemi
engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
Banka
veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Kamu
İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar
Tüzel
kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Yetkili
olmadığı bir iş için yarar sağlama
Zor
kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması
Göreve
ilişkin sırrın açıklanması
Kamu
görevinin terki veya yapılmaması
Kişilerin
malları üzerinde usulsüz tasarruf
Kamu
görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi
Özel
işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma.
Görevi
yaptırmamak için direnme
Kamu
görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma
Başkasına
ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Şahsi
cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler
Gerçeğe
aykırı bilirkişilik veya tercümanlık
Kamu
görevlisinin suçu bildirmemesi
Sağlık
mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi
Suç
delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme
Suçtan
kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
Tutuklu,
hükümlü veya suç delillerini bildirmeme
Ses
veya görüntülerin kayda alınması
Adil
yargılamayı etkilemeye teşebbüs
Muhafaza
görevini kötüye kullanma
Resmen
teslim olunan mala elkonulması ve bozulması
Başkası
yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme
Hükümlü
veya tutuklunun kaçması
Muhafızın
görevini kötüye kullanması
Hükümlü
veya tutukluların ayaklanması
İnfaz
kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak
Hak
kullanımını ve beslenmeyi engelleme
Devletin
Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar
Devletin
egemenlik alametlerini aşağılama
Türklüğü,
Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama
Devletin
Güvenliğine Karşı Suçlar
Devletin
birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
Temel
milli yararlara karşı hareket
Yabancı
devlet aleyhine asker toplama
Askerî
tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşma
Düşman
devlete maddi ve mali yardım
Anayasal
Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar
Cumhurbaşkanına
suikast ve fiilî saldırı
Türkiye
Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyan
Yabancı
hizmetine asker yazma, yazılma
Savaş
zamanında emirlere uymama
Seferberlikle
ilgili görevin ihmali
Düşmandan
unvan ve benzeri payeler kabulü
Devlet
Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk
Devletin
güvenliğine ilişkin belgeler
Devletin
güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme
Devletin
güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama
Gizli
kalması gereken bilgileri açıklama
Devlet
sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik
Yasaklanan
bilgilerin casusluk maksadıyla temini
Yasaklanan
bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama
Taksir
sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi
Devlet
güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma
Yabancı
Devletlerle Olan İlişkilere Karşı Suçlar
Yabancı
devlet başkanına karşı suç
Yabancı
devlet bayrağına karşı hakaret
Yabancı
devlet temsilcilerine karşı suç
Genel Hükümler
Temel İlkeler, Tanımlar ve Uygulama Alanı
MADDE 1. - (1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak
ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını
ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu
amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar,
ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.
MADDE 2. - (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir
fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda
yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik
tedbirine hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici
işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve
ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren
hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.
MADDE 3. - (1) Suç işleyen kişi hakkında
işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.
(2) Ceza Kanununun
uygulamasında kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet,
siyasal veya diğer fikir yahut düşünceleri, felsefi inanç, milli veya sosyal
köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve
hiçbir kimseye ayrıcalık tanınamaz.
MADDE 4. - (1) Ceza kanunlarını
bilmemek mazeret sayılmaz.
(2) Ancak sakınamayacağı
bir hata nedeniyle kanunu bilmediği için meşru sanarak bir suç işleyen kimse cezaen sorumlu olmaz.
MADDE 5. - (1) Bu Kanunun genel hükümleri, özel
ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.
MADDE 6. - (1) Ceza kanunlarının uygulanmasında;
a) Vatandaş deyiminden;
fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi,
b) Çocuk deyiminden;
henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi,
c) Kamu görevlisi
deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da
herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi,
d) Yargı görevi yapan
deyiminden; yüksek mahkemeler ve adlî, idarî ve askerî mahkemeler üye ve
hakimleri ile Cumhuriyet savcısı ve avukatlar,
e) Gece vakti deyiminden;
güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele
kadar devam eden zaman süresi,
f) Silah deyiminden;
1. Ateşli silahlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada
kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma
amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya
elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı,
yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer,
radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,
g) Basın ve yayın yolu
ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim
aracıyla yapılan yayınlar,
h) İtiyadi
suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az
cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda
ikiden fazla işleyen kişi,
i) Suçu meslek edinen
kişi deyiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya
alışmış kişi,
j) Örgüt mensubu suçlu
deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına
diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi,
Anlaşılır.
MADDE 7. - (1) İşlendiği zaman yürürlükte
bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve
güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç
sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik
tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa
infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.
(2) Suçun işlendiği zaman
yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri
farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.
(3) Güvenlik tedbirleri
hakkında, infaz rejimi yönünden hüküm zamanında yürürlükte bulunan kanun
uygulanır.
(4) Geçici veya süreli
kanunların, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş olan suçlar hakkında
uygulanmasına devam edilir.
MADDE 8. - (1) Türkiye
(2) Suç;
a) Türk kara ve hava
sahaları ile Türk karasularında,
b) Açık denizde ve bunun
üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla,
c) Türk deniz ve hava
savaş araçlarında veya bu araçlarla,
d) Türkiye
İşlendiğinde Türkiye
MADDE 9. - (1) Türkiye
Görev suçları
MADDE 10. - (1) Yabancı ülkede Türkiye namına
memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç işleyen kimse, bu
fiile ilişkin olarak yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa
bile, Türkiye
MADDE 11. - (1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü
maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az
olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi
Türkiye
(2) Suç, aşağı sınırı bir
yıldan az hapis cezasını gerektirdiğinde yargılama yapılması zarar görenin veya
yabancı hükûmetin şikayetine bağlıdır. Bu durumda
şikayet, vatandaşın Türkiye
MADDE 12. - (1) Bir yabancı, 13
üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az
bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye
(2) Yukarıdaki fıkrada
belirtilen suçun bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel
hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesi ve failin Türkiye
(3) Mağdur yabancı ise,
aşağıdaki koşulların varlığı halinde fail, Adalet Bakanının istemi ile
yargılanır:
a) Suçun, Türk
kanunlarına göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi.
b) Suçluların geri
verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin suçun işlendiği
ülkenin veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti
tarafından kabul edilmemiş olması.
(4) Birinci fıkra kapsamına
giren suçtan dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen veya herhangi bir nedenle
davası veya cezası düşen veya beraat eden yahut suçu kovuşturulabilir olmaktan
çıkan yabancı hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye
MADDE 13. - (1) Aşağıdaki suçların, vatandaş
veya yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde, Türk kanunları
uygulanır:
a) İkinci Kitap, Birinci
Kısım altında yer alan suçlar.
b) İkinci Kitap, Dördüncü
Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci
Bölümlerde yer alan suçlar.
c) İşkence (madde 94,
95).
d) Çevrenin kasten
kirletilmesi (madde 181).
e) Uyuşturucu veya
uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190).
f) Parada sahtecilik
(madde 197), para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve
ticareti (madde 200), mühürde sahtecilik (madde 202).
g) Fuhuş (madde 227).
h) Rüşvet (madde 252).
i) Deniz, demiryolu veya
havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2,
3) ya da bu araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçları.
(2) Birinci fıkranın (a)
ve (b) bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya
beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye
MADDE 14. - (1) 11 ve 12 nci
maddelerde belirtilen hallerde, soruşturma konusu suçun yer aldığı kanun
maddesinde hapis cezası ile adli para cezasından birinin uygulanması seçimlik
sayılmış ise soruşturma veya kovuşturma açılmaz.
MADDE 15. - (1) Miktarının soruşturma koşulu
oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni
ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı
sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.
Cezadan mahsup
MADDE 16. - (1) Nerede işlenmiş olursa olsun bir
suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte
geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye
MADDE 17. - (1) Yukarıdaki maddelerde açıklanan
hallerde mahkeme, yabancı mahkemelerden verilen ve Türk hukuk düzenine aykırı
düşmeyen hükmün, Türk kanunlarına göre bir haktan yoksunluğu gerektirmesi
halinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine Türk kanunlarındaki sonuçlarının
geçerli olmasına karar verir.
Geri verme
MADDE 18. - (1) Yabancı bir ülkede işlenen veya
işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle hakkında ceza kovuşturması başlatılan
veya mahkûmiyet kararı verilmiş olan bir yabancı, talep üzerine, kovuşturmanın
yapılabilmesi veya hükmedilen cezanın infazı amacıyla geri verilebilir. Ancak,
geri verme talebine esas teşkil eden fiil;
a) Türk kanunlarına göre
suç değilse,
b) Düşünce suçu veya
siyasi ya da askerî suç niteliğinde ise,
c) Türkiye Devletinin
güvenliğine karşı, Türkiye Devletinin veya bir Türk vatandaşının ya da Türk
kanunlarına göre kurulmuş bir tüzel kişinin zararına işlenmişse,
d) Türkiye
e) Zamanaşımına veya affa
uğramış ise,
Geri verme talebi kabul
edilmez.
(2) Uluslararası Ceza
Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere, vatandaş
suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.
(3) Kişinin, talep eden
devlete geri verilmesi halinde ırkı, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba
mensubiyeti veya siyasi görüşleri nedeniyle kovuşturulacağına veya
cezalandırılacağına ya da işkence ve kötü muameleye maruz kalacağına dair
kuvvetli şüphe sebepleri varsa, talep kabul edilmez.
(4) Kişinin bulunduğu yer
ağır ceza mahkemesi, geri verme talebi hakkında bu madde ve Türkiye
(5) Mahkeme geri verme
talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verirse, bu kararın yerine getirilip
getirilmemesi Bakanlar Kurulunun takdirine bağlıdır.
(6) Geri verilmesi
istenen kişi hakkında koruma tedbirlerine başvurulmasına, Türkiye
(7) Geri verme talebinin
kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi halinde, ayrıca Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunu hükümlerine göre tutuklama kararı verilebilir veya diğer koruma
tedbirlerine başvurulabilir.
(8) Geri verme halinde,
kişi ancak geri verme kararına dayanak teşkil eden suçlardan dolayı
yargılanabilir veya mahkûm olduğu ceza infaz edilebilir.
MADDE 19. - (1) Türkiye
(2) Ancak suçun;
a) Türkiye
b) Türk vatandaşına karşı
ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi zararına olarak,
İşlenmesi durumunda,
yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
Ceza Sorumluluğunun Esasları
MADDE 20. - (1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse
başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.
(2) Tüzel kişiler
hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen
güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.
MADDE 21. - (1) Suçun oluşması kastın varlığına
bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek
gerçekleştirilmesidir.
(2) Kişinin, suçun kanuni
tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi
halinde olası kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını
gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren
suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza
üçte birden yarısına kadar indirilir.
MADDE 22. - (1) Taksirle işlenen fiiller,
kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır.
(2) Taksir, dikkat ve
özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında
belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.
(3) Kişinin öngördüğü
neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir
vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
(4) Taksirle işlenen
suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.
(5) Birden fazla kişinin
taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her
failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.
(6) Taksirli hareket
sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu
bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur
olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza
yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.
MADDE 23. - (1) Bir fiilin, kastedilenden daha
ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin
bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından
taksirle hareket etmesi gerekir.
MADDE 24. - (1) Kanunun hükmünü yerine getiren
kimseye ceza verilmez.
(2) Yetkili bir merciden
verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan
sorumlu olmaz.
(3) Konusu suç teşkil
eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile
emri veren sorumlu olur.
(4) Emrin, hukuka
uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hallerde, yerine
getirilmesinden emri veren sorumlu olur.
MADDE 25. - (1) Gerek kendisine ve gerek
başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı
muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile
orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza
verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek
başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle
korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya
başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve
kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı
faile ceza verilmez.
MADDE 26. - (1) Hakkını kullanan kimseye ceza
verilmez.
(2) Kişinin üzerinde
mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı
rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.
Sınırın aşılması
MADDE 27. - (1) Ceza sorumluluğunu kaldıran
nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde, fiil taksirle işlendiğinde
de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden
üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur.
(2) Meşru savunmada
sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri
gelmiş ise faile ceza verilmez.
MADDE 28. - (1) Karşı koyamayacağı veya
kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit
sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi hallerde cebir ve şiddet,
korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır.
MADDE 29. - (1) Haksız bir fiilin meydana
getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar
hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte
üçüne kadarı indirilir.
MADDE 30. - (1) Fiilin icrası sırasında suçun
kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş
olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır.
(2) Bir suçun daha ağır
veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği hususunda
hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.
(3) Ceza sorumluluğunu
kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda
kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.
MADDE 31. - (1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu
yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü
güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
(2) Fiili işlediği sırada
oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş
yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını
algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş
olması halinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara
özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiili
algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin
varlığı halinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan oniki
yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde yedi yıldan dokuz yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte ikisi
indirilir ve bu halde her fiil için verilecek hapis cezası altı yıldan fazla
olamaz.
(3) Fiili işlediği sırada
onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz
yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasını gerektirdiği takdirde ondört yıldan yirmi
yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu halde her fiil için verilecek hapis
cezası sekiz yıldan fazla olamaz.
MADDE 32. - (1) Akıl hastalığı nedeniyle,
işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili
olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye
ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada
yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını
yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine
yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden
fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak
koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak
da uygulanabilir.
MADDE 33. - (1) Bu Kanunun, fiili işlediği sırada
oniki yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin
hükümleri, onbeş yaşını doldurmamış olan sağır ve
dilsizler hakkında; oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz
yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış
olanlara ilişkin hükümleri, onsekiz yaşını doldurmuş
olup da yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve
dilsizler hakkında da uygulanır.
Geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde
olma
MADDE 34. - (1) Geçici bir nedenle ya da irade
dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukuki anlam
ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını
yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez.
(2) İradi olarak alınan
alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra
hükmü uygulanmaz.
MADDE 35. - (1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir
suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan
nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
(2) Suça teşebbüs halinde
fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla
kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın
dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
MADDE 36. - (1) Fail, suçun icra hareketlerinden
gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin
gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan
kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile
cezalandırılır.
MADDE 37. - (1) Suçun kanuni tanımında yer alan
fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.
(2) Suçun işlenmesinde
bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur
yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası,
üçte birden yarısına kadar artırılır.
MADDE 38. - (1) Başkasını suç işlemeye
azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır.
(2) Üstsoy ve altsoy
ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme halinde,
azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça
azmettirilmesi halinde, bu fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için
üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz.
(3) Azmettirenin belli
olmaması halinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç
ortağı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hallerde verilecek cezada, üçte bir
oranında indirim yapılabilir.
MADDE 39. - (1) Suçun işlenmesine yardım eden
kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi
halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis
cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu
durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.
(2) Aşağıdaki hallerde
kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:
a) Suç işlemeye teşvik
etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra
yardımda bulunacağını vaat etmek.
b) Suçun nasıl işleneceği
hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
c) Suçun işlenmesinden
önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak.
MADDE 40. - (1) Suça iştirak için kasten ve
hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak
eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde
bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak
özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine
iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu
tutulur.
(3) Suça iştirakten
dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına
varmış olması gerekir.
MADDE 41. - (1) İştirak halinde işlenen
suçlarda, sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı, gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanır.
(2) Suçun;
a) Gönüllü vazgeçenin
gösterdiği gayreti dışında başka bir sebeple işlenmemiş olması,
b) Gönüllü vazgeçenin
bütün gayretine rağmen işlenmiş olması,
Hallerinde de gönüllü
vazgeçme hükümleri uygulanır.
MADDE 42. - (1) Biri diğerinin unsurunu veya
ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik
suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.
MADDE 43. - (1) Bir suç işleme kararının icrası
kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla
işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden
dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az
cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır.
(2) Aynı suçun birden
fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü
uygulanır.
(3) Kasten öldürme,
kasten yaralama, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve yağma
suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.
MADDE 44. - (1) İşlediği bir fiil ile birden
fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı
gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.
Yaptırımlar
MADDE 45. - (1) Suç karşılığında uygulanan
yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır.
Hapis cezaları
MADDE 46. - (1) Hapis cezaları şunlardır:
a) Ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası.
b) Müebbet hapis cezası.
c) Süreli hapis cezası.
MADDE 47. - (1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder, kanun ve tüzükte belirtilen sıkı
güvenlik rejimine göre çektirilir.
Müebbet hapis cezası
MADDE 48. - (1) Müebbet hapis cezası, hükümlünün
hayatı boyunca devam eder.
Süreli hapis cezası
MADDE 49. - (1) Süreli hapis cezası, kanunda
aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.
(2) Hükmedilen bir yıl
veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
MADDE 50. - (1) Kısa
süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna,
yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere
göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun
uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle,
tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle,
bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı
da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın
yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli
etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve
yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne
aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın
yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri
alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın
yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı
bir işte çalıştırılmaya,
Çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis
cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis
cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis
cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az
süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz
yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş
bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci
fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan
dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa;
bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre
adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde
uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl
mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten
sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek
yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da
devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının
tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu
durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(7) Hükmedilen seçenek
tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda,
hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir.
MADDE 51. - (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl
veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.
Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz
yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş
olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için
kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir
suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra
yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği
konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,
Gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi,
mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme
veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu
durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine
devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz
kurumundan derhal salıverilir.
(3) Cezası ertelenen
hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim
süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az
olamaz.
(4) Denetim süresi
içinde;
a) Bir meslek veya sanat
sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat
sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı
icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz
yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak
amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam
etmesine,
Mahkemece karar
verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim
süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu
kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat
sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum
yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle
görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve
sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor
düzenleyerek hakime verir.
(6) Mahkeme, hükümlünün
kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin
herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden
geçirilmesine de karar verebilir.
(7) Hükümlünün denetim
süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere,
hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın
kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.
(8) Denetim süresi
yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz
edilmiş sayılır.
MADDE 52. - (1) Adlî para cezası, beş günden az
ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz
günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı
olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın
hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en
fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı,
kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir
edilir.
(3) Kararda, adlî para
cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı
olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hakim, ekonomik ve
şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için
hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil
verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar
verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz.
Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın
tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği
belirtilir.
MADDE 53. - (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu
suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya
geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve
gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime
tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme
ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan,
c) Velayet hakkından;
vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek,
sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi
veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun
veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya
sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra
etmekten,
Yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş
bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya
kadar bu hakları kullanamaz.
(3) Mahkûm olduğu hapis
cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki
velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri
uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın
(e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar
verilebilir.
(4) Kısa süreli hapis
cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz
yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(5) Birinci fıkrada sayılan
hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar
dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra
işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir
katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir.
Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar
dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen
gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının
yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile
ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya
sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne
aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az
ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının
yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir.
Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın
tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.
MADDE 54. - (1) İyiniyetli
üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde
kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen
eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde
kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel
ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.
(2) Birinci fıkra
kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi
veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın
değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan
eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı
ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine
hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi,
bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya,
müsadere edilir.
(5) Bir şeyin sadece bazı
kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı
ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.
(6) Birden fazla kişinin
paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının
müsaderesine hükmolunur.
MADDE 55. - (1) Suçun işlenmesi ile elde edilen
veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi
menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya
çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre
müsadere kararı verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade
edilememesi gerekir.
(2) Müsadere konusu eşya
veya maddi menfaatlere elkonulamadığı veya bunların
merciine teslim edilmediği hallerde, bunların karşılığını oluşturan değerlerin
müsaderesine hükmedilir.
MADDE 56. - (1) Çocuklara özgü güvenlik
tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda
gösterilir.
MADDE 57. - (1) Fiili işlediği sırada akıl
hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine
hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek
güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar.
(2) Hakkında güvenlik
tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık
kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan
kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya
hakim kararıyla serbest bırakılabilir.
(3) Sağlık kurulu
raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik
bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor
ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir.
(4) Tıbbi kontrol ve
takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu
kişilerin teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna
gönderilmeleri ile sağlanır.
(5) Tıbbi kontrol ve
takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin
arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi
amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı
fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır.
(6) İşlediği fiille
ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış
olan kişi hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği
yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkûm
olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme
kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.
(7) Suç işleyen alkol ya
da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak,
alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda
tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da
uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder.
Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek
rapor üzerine mahkeme veya hakim kararıyla serbest bırakılabilir.
MADDE 58. - (1) Önceden işlenen suçtan dolayı
verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür
hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri,
önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla
süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten
itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az
süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz
edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen
suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde,
sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî
para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla
taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür
hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık,
uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada
sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen
hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada
onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği
suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere
özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir
hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında,
hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve
cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı
belirtilir.
(8) Mükerrirlerin
mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması,
kanunda gösterilen şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere
özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik
tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi
veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.
MADDE 59. - (1) İşlediği suç nedeniyle iki yıl
veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancının, cezasının
infazından sonra derhal sınır dışı edilmesine de hükmolunur.
MADDE 60. - (1) Bir kamu kurumunun verdiği izne
dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya
temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması
suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde,
iznin iptaline karar verilir.
(2) Müsadere hükümleri,
yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır.
(3) Yukarıdaki fıkralar
hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya
çıkarabileceği durumlarda, hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.
(4) Bu madde hükümleri
kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.
MADDE 61. - (1) Hakim, somut olayda;
a) Suçun işleniş
biçimini,
b) Suçun işlenmesinde
kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman
ve yeri,
d) Suçun konusunun önem
ve değerini,
e) Meydana gelen zarar
veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya
taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve
saiki,
Göz önünde bulundurarak,
işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında
temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya
da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra
hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada
belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın
belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel
şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli
hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme
yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara
göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç,
haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını
gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri
uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının
süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört
saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası
için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba
katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
(7) Kanunda açıkça
yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de
değiştirilebilir.
MADDE 62. - (1) Fail yararına cezayı
hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş
yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların beşte birine kadarı indirilir.
(2) Takdiri indirim
nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama
sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri
gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda
gösterilir.
Mahsup
MADDE 63. - (1) Hüküm kesinleşmeden önce
gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller
nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis
cezasından indirilir. Adlî para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz
Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır.
MADDE 64. - (1) Sanığın ölümü halinde kamu
davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye
tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların
müsaderesine hükmolunabilir.
(2) Hükümlünün ölümü,
hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak,
müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş
bulunan hüküm, infaz olunur.
Af
MADDE 65. - (1) Genel af halinde, kamu davası
düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile
birlikte ortadan kalkar.
(2) Özel af ile hapis
cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir veya infaz kurumunda
çektirilecek süresi kısaltılabilir ya da adlî para cezasına çevrilebilir.
(3) Cezaya bağlı olan
veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini devam
ettirir.
MADDE 66. - (1) Kanunda başka türlü yazılmış
olan haller dışında kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını
gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı
olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve
yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş
yıl,
e) Beş yıldan fazla
olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada
oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş
yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz
yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu
davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı
süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır
cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda
yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı
sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda
zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) Aynı fiilden dolayı
her ne suretle olursa olsun tekrar yargılanması gereken hükümlünün, sonradan
yargılanan suça ait üçüncü fıkrada yazılı esasa göre belirlenecek zamanaşımı
göz önünde bulundurulur.
(6) Zamanaşımı,
tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda
son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve
zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya
bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda
çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren
işlemeye başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci
Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on
yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde
dava zamanaşımı uygulanmaz.
MADDE 67. - (1) Soruşturma ve kovuşturma
yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken
bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına
veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda
karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava
zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili
olarak;
a) Şüpheli veya
sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya
sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak
iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı
hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
Halinde, dava zamanaşımı
kesilir.
(3) Dava zamanaşımı
kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını
kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme
nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde,
zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en
fazla yarısına kadar uzar.
MADDE 68. - (1) Bu maddede yazılı cezalar
aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:
a) Ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezalarında kırk yıl.
b) Müebbet hapis
cezalarında otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha
fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis
cezalarında yirmi yıl.
e) Beş yıla kadar hapis
ve adlî para cezalarında on yıl.
(2) Fiili işlediği sırada
oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş
yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz
yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza
infaz edilmez.
(3) Bu Kanunun İkinci
Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla
verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla
hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.
(4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan
sürenin geçmesiyle infaz edilmez.
(5) Ceza zamanaşımı,
hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden
itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
MADDE 69. - (1) Cezaya bağlı olan veya hükümde
belirtilen hak yoksunluklarının süresi ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam
eder.
Müsaderede zamanaşımı
MADDE 70. - (1) Müsadereye ilişkin hüküm,
kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez.
MADDE 71. - (1) Mahkûmiyet hükmünün infazı için
yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu
maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser.
(2) Bir suçtan dolayı
mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı
bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir.
Zamanaşımının hesabı ve uygulanması
MADDE 72. - (1) Dava ve ceza zamanaşımı süreleri
gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört
saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.
(2) Dava ve ceza
zamanaşımı re
MADDE 73. - (1) Soruşturulması ve kovuşturulması
şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette
bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini
geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim
olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.
(3) Şikayet hakkı olan
birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin
hakları düşmez.
(4) Kovuşturma
yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan
zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden
sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç
işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı
olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
(7) Kamu davasının
düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri
gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış
ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) Suçtan zarar göreni
gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması
şikayete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan
zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur
ile fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet savcısı
veya hakim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın
düşürülmesine karar verilir.
MADDE 74. - (1) Genel af, özel af ve şikayetten
vazgeçme, müsadere olunan şeylerin veya ödenen adlî para cezasının geri
alınmasını gerektirmez.
(2) Kamu davasının
düşmesi, malların geri alınması ve uğranılan zararın tazmini için açılan şahsi
hak davasını etkilemez.
(3) Cezanın düşmesi şahsi
haklar, tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin hükümleri etkilemez. Ancak,
genel af halinde yargılama giderleri de istenemez.
MADDE 75. - (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar
hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde
öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı üç ayı aşmayan suçların faili;
a) Adlî para cezası maktu
ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı
sınırının karşılığı olarak her gün için yirmi Türk Lirası üzerinden bulunacak
miktarı,
c) Hapis cezası ile
birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın (b)
bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını,
Soruşturma giderleri ile
birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde
ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz.
(2) Özel kanun hükümleri
gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail, hakim
tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak
miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet
savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle önödeme
işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi
suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra
uygulanır.
(4) Suçla ilgili kanun
maddesinde yukarı sınırı üç ayı aşmayan hapis cezası veya adlî para cezasından
yalnız birinin uygulanabileceği hallerde ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki
fıkralara göre adlî para cezası esas alınarak belirlenir.
(5) Bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması, kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez.
Özel Hükümler
Uluslararası Suçlar
MADDE 76. - (1) Bir planın icrası suretiyle,
milli, etnik, ırki veya dini bir grubun tamamen veya kısmen yokedilmesi
maksadıyla, bu grupların üyelerine karşı aşağıdaki fiillerden birinin
işlenmesi, soykırım suçunu oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kişilerin bedensel
veya ruhsal bütünlüklerine ağır zarar verme.
c) Grubun, tamamen veya
kısmen yokedilmesi sonucunu doğuracak koşullarda
yaşamaya zorlanması.
d) Grup içinde doğumlara
engel olmaya yönelik tedbirlerin alınması.
e) Gruba ait çocukların
bir başka gruba zorla nakledilmesi.
(2) Soykırım suçu failine
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. Ancak, soykırım kapsamında
işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur
sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı
tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı
zamanaşımı işlemez.
MADDE 77. - (1) Aşağıdaki fiillerin, siyasal,
felsefi, ırki veya dini saiklerle toplumun bir
kesimine karşı bir plan doğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa
karşı suç oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kasten yaralama.
c) İşkence, eziyet veya
köleleştirme.
d) Kişi hürriyetinden
yoksun kılma.
e) Bilimsel deneylere
tabi kılma.
f) Cinsel saldırıda
bulunma, çocukların cinsel istismarı.
g) Zorla hamile bırakma.
h) Zorla fuhşa sevketme.
(2) Birinci fıkranın (a)
bendindeki fiilin işlenmesi halinde, fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezasına; diğer bentlerde tanımlanan fiillerin işlenmesi halinde ise,
sekiz yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
Ancak, birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında işlenen kasten öldürme
ve kasten yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima
hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı
tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı
zamanaşımı işlemez.
MADDE 78. - (1) Yukarıdaki maddelerde yazılı
suçları işlemek maksadıyla örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
örgütlere üye olanlara beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Bu suçlardan dolayı
tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(3) Bu suçlardan dolayı
zamanaşımı işlemez.
MADDE 79. - (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı
olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;
a) Bir yabancıyı ülkeye
sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,
b) Türk vatandaşı veya
yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,
Kişi, üç yıldan sekiz
yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar yarı oranında
artırılır.
(3) Bu suçun bir tüzel
kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara
özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
MADDE 80. - (1) Zorla çalıştırmak veya hizmet
ettirmek, esarete veya benzeri uygulamalara tabi kılmak, vücut organlarının
verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak,
nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim
olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek
suretiyle kişileri tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren
veya sevk eden, barındıran kimseye sekiz yıldan oniki
yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası
verilir.
(2) Birinci fıkrada
belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde,
mağdurun rızası geçersizdir.
(3) Onsekiz
yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik
edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk
edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine
başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.
(4) Bu suçlardan dolayı
tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
Kişilere Karşı Suçlar
MADDE 81. - (1) Bir insanı kasten öldüren kişi,
müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 82. - (1) Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,
b) Canavarca hisle veya
eziyet çektirerek,
c) Yangın, su baskını,
tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah
kullanmak suretiyle,
d) Üstsoy veya altsoydan
birine ya da eş veya kardeşe karşı,
e) Çocuğa ya da beden
veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) Gebe olduğu bilinen
kadına karşı,
g) Kişinin yerine
getirdiği kamu görevi nedeniyle,
h) Bir suçu gizlemek,
delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla,
i) Kan gütme saikiyle,
j) Töre saikiyle,
İşlenmesi halinde, kişi
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 83. - (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana
gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna
sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa
eşdeğer olması gerekir.
(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;
a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden
veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
b) Önceden
gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir
durum oluşturması,
Gerekir.
(3) Belli bir
yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş
yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan
yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi,
cezada indirim de yapılmayabilir.
MADDE 84. - (1) Başkasını intihara azmettiren,
teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının
intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İntiharın
gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Başkalarını intihara
alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu fiilin basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, kişi dört
yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) İşlediği fiilin anlam
ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan
kişileri intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri
intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.
MADDE 85. - (1) Taksirle bir insanın ölümüne
neden olan kişi, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, birden fazla
insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya
birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi üç yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 86. - (1) Kasten başkasının vücuduna acı
veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kasten yaralama
suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe
veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından
kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine
getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin
sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
İşlenmesi halinde, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 87. - (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya
organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli
zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye
sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı
işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki
maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci
fıkraya giren hallerde üç yıldan, ikinci fıkraya giren hallerde beş yıldan az
olamaz.
(2) Kasten yaralama
fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı
bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya
organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk
yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli
değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı
işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki
maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci
fıkraya giren hallerde beş yıldan, ikinci fıkraya giren hallerde sekiz yıldan
az olamaz.
(3) Kasten yaralamanın
vücutta kemik kırılmasına neden olması halinde, kırığın hayat
fonksiyonlarındaki etkisine göre, bir yıldan altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasten yaralama
sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren
hallerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, ikinci
fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onaltı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 88. - (1) Kasten yaralama fiilinin kişi
üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif
olması halinde, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya
adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Kasten yaralamanın
ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar
indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla
işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
MADDE 89. - (1) Taksirle başkasının vücuduna acı
veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi,
üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Taksirle yaralama
fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya
organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik
kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli
zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye
sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının
çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, birinci
fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama
fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı
bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya
organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk
yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının
çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, birinci
fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(4) Fiilin birden fazla
kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(5) Bilinçli taksir hali
hariç olmak üzere, bu maddenin kapsamına giren suçların soruşturulması ve
kovuşturulması şikayete bağlıdır.
MADDE 90. - (1) İnsan üzerinde bilimsel bir
deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İnsan üzerinde
yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;
a) Deneyle ilgili olarak
yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,
b) Deneyin öncelikle
insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,
c) İnsan dışı deney
ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel
verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de
yapılmasını gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı
üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması,
e) Deney sırasında kişiye
insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması,
f) Deneyle varılmak
istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki
tehlikeye göre daha ağır basması,
g) Deneyin mahiyet ve
sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak açıklanan rızanın
yazılı olması ve herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması,
Gerekir.
(3) Çocuklar üzerinde
bilimsel deney hiçbir surette yapılmaz.
(4) Hasta olan insan
üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi, bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin
uygulanmasının sonuç vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi üzerinde yapılan
rızaya dayalı bilimsel yöntemlere uygun tedavi amaçlı deneme, ceza
sorumluluğunu gerektirmez. Açıklanan rızanın, denemenin mahiyet ve sonuçları
hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı olması ve tedavinin uzman
hekim tarafından bir hastane ortamında yapılması gerekir.
(5) Birinci fıkrada
tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun yaralanması veya ölmesi halinde,
kasten yaralama veya kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Bu maddede tanımlanan
suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
MADDE 91. - (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı
olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Hukuka aykırı olarak,
ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Organ veya doku satın
alan, satan, satılmasına aracılık eden kişi hakkında, birinci fıkrada
belirtilen cezalara hükmolunur.
(4) Bir ve üçüncü
fıkralarda tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Hukuka aykırı
yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan, nakleden veya aşılayan
kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(6) Belli bir çıkar
karşılığında organ veya doku teminine yönelik olarak ilan veya reklam veren
veya yayınlayan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(7) Bu maddede tanımlanan
suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Birinci fıkrada
tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi halinde, kasten öldürme
suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
MADDE 92. - (1) Organ veya dokularını satan
kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak,
hakkında verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de
vazgeçilebilir.
MADDE 93. - (1) Organ veya dokularını satan kişi,
resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu merciine haber vererek
suçluların yakalanmalarını kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suç haber
alındıktan sonra, organ veya dokularını satan kişi, gönüllü olarak, suçun
meydana çıkmasına ve diğer suçluların yakalanmasına hizmet ve yardım ederse;
hakkında verilecek cezanın, yardımın niteliğine göre, dörtte birden yarısına
kadarı indirilir.
MADDE 94. - (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla
bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade
yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları
gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Çocuğa, beden veya ruh
bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına
karşı,
b) Avukata veya diğer
kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla,
İşlenmesi halinde, sekiz
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Fiilin cinsel yönden
taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde, on yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bu suçun işlenişine
iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır.
(5) Bu suçun ihmali
davranışla işlenmesi halinde, verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz.
MADDE 95. - (1) İşkence fiilleri, mağdurun;
a) Duyularından veya
organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli
zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye
sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı
işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki
maddeye göre belirlenen ceza, yarı oranında artırılır.
(2) İşkence fiilleri,
mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı
bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya
organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk
yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli
değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı
işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki
maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(3) İşkence fiillerinin
vücutta kemik kırılmasına neden olması halinde, kırığın hayat
fonksiyonlarındaki etkisine göre sekiz yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İşkence sonucunda
ölüm meydana gelmişse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 96. - (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine
yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(2) Yukarıdaki fıkra
kapsamına giren fiillerin;
a) Çocuğa, beden veya ruh
bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına
karşı,
b) Üstsoy veya altsoya,
babalık veya analığa ya da eşe karşı,
İşlenmesi halinde, kişi
hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Terk
MADDE 97. - (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla
kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim
yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Terk dolayısıyla
mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse, neticesi sebebiyle
ağırlaşmış suç hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
MADDE 98. - (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması
dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda
olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu
derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.
(2) Yardım veya bildirim
yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 99. - (1) Rızası olmaksızın bir kadının
çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Tıbbi zorunluluk
bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla
olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren
kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(3) Birinci fıkrada
yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına
neden olmuşsa, kişi altı yıldan oniki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İkinci fıkrada yazılı
fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden
olmuşsa, kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin
kadının ölümüne neden olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(5) Rızaya dayalı olsa
bile, gebelik süresi on haftayı doldurmamış olan bir kadının çocuğunun yetkili
olmayan bir kişi tarafından düşürtülmesi halinde; iki yıldan dört yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda
tanımlanan diğer fiiller yetkili olmayan bir kişi tarafından işlendiği
takdirde, bu fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılarak hükmolunur.
(6) Kadının mağduru
olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak
ve kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak,
bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona
erdirilmesi gerekir.
MADDE 100. - (1) Gebelik süresi on haftadan fazla
olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde, bir yıla kadar hapis veya
adlî para cezasına hükmolunur.
MADDE 101. - (1) Bir erkek veya kadını rızası
olmaksızın kısırlaştıran kimse, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Fiil, kısırlaştırma işlemi yapma yetkisi olmayan bir kimse
tarafından yapılırsa, ceza üçte bir oranında artırılır.
(2) Rızaya dayalı olsa
bile, kısırlaştırma fiilinin yetkili olmayan bir kişi tarafından işlenmesi
halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 102. - (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin
vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikayeti üzerine, iki yıldan
yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin vücuda organ
veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi durumunda, yedi yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bu fiilin eşe karşı işlenmesi halinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması
mağdurun şikayetine bağlıdır.
(3) Suçun;
a) Beden veya ruh
bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
b) Kamu görevinin veya
hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dahil
kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı,
d) Silahla veya birden
fazla kişi tarafından birlikte,
İşlenmesi halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır.
(4) Suçun işlenmesi
sırasında mağdurun direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde cebir
kullanılması durumunda kişi ayrıca kasten yaralama suçundan dolayı
cezalandırılır.
(5) Suçun sonucunda
mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde, on yıldan az olmamak
üzere hapis cezasına hükmolunur.
(6) Suç sonucu mağdurun
bitkisel hayata girmesi veya ölümü halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına
hükmolunur.
MADDE 103. - (1) Çocuğu cinsel yönden istismar
eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel
istismar deyiminden;
a) Onbeş
yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve
sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen
her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı
sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı
olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
Anlaşılır.
(2) Cinsel istismarın
vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi
durumunda, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(3) Cinsel istismarın
üstsoy, ikinci veya üçüncü derecede kan hısmı, üvey
baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, sağlık hizmeti veren veya
koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da hizmet
ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi
halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Cinsel istismarın,
birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehdit kullanmak
suretiyle gerçekleştirilmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarı oranında artırılır.
(5) Cinsel istismar için
başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden
olması halinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suçun sonucunda
mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde, onbeş
yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
(7) Suçun mağdurun
bitkisel hayata girmesine veya ölümüne neden olması durumunda, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 104. - (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın,
onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide
bulunan kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Fail mağdurdan beş
yaştan daha büyük ise, şikayet koşulu aranmaksızın, cezası iki kat artırılır.
Cinsel taciz
MADDE 105. - (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak
taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar
hapis cezasına veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Bu fiiller, hiyerarşi
veya hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da
aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlendiği
takdirde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu
fiil nedeniyle mağdur işi terk etmek mecburiyetinde kalmış ise, verilecek ceza
bir yıldan az olamaz.
MADDE 106. - (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara
uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun
şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini
tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel
işaretlerle,
c) Birden fazla kişi
tarafından birlikte,
d) Var olan veya var
sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail
hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla
kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi
halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.
MADDE 107. - (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu
bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı
veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar
sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
MADDE 108. - (1) Bir şeyi yapması veya yapmaması
ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir
kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden
yarısına kadar artırılarak hükmolunur.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
MADDE 109. - (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak
bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir
yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişi, fiili işlemek
için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun;
a) Silahla,
b) Birden fazla kişi
tarafından birlikte,
c) Kişinin yerine
getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevinin
sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Üstsoy, altsoy veya
eşe karşı,
f) Çocuğa ya da beden
veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
İşlenmesi halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bu suçun mağdurun
ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Suçun cinsel amaçla
işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında
artırılır.
(6) Bu suçun işlenmesi
amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış
hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
MADDE 110. - (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu
işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına
zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak
olursa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
MADDE 111. - (1) Tehdit, şantaj, cebir veya kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçlarının işlenmesi sonucunda yararına haksız
menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
MADDE 112. - (1) Cebir veya tehdit kullanılarak
ya da hukuka aykırı başka bir davranışla;
a) Devletçe kurulan veya
kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve
öğretim faaliyetlerine,
b) Öğrencilerin toplu
olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada
kalınmasına,
Engel olunması halinde,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 113. - (1) Cebir veya tehdit kullanılarak
ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, kamu kurumu faaliyetinin
yürütülmesine engel olunması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 114. - (1) Bir kimseye karşı;
a) Bir siyasi partiye üye
olmaya veya olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya veya
katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden
ayrılmaya,
b) Seçim yoluyla gelinen
bir kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya,
Zorlamak amacıyla, cebir
veya tehdit kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit
kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin
faaliyetlerinin engellenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 115. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak,
bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Dini ibadet ve
ayinlerin toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da
hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya
göre ceza verilir.
MADDE 116. - (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun
eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra
buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Evlilik birliğinde
aile bireylerinden veya konutun birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması
durumunda bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.
(3) Birinci fıkra
kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat
olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi halinde,
altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(4) Fiilin, cebir veya
tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 117. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya
da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden
kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî
para cezası verilir.
(2) Çaresizliğini,
kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz
olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle
çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak
çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar
hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.
(3) Yukarıdaki fıkrada
belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir
yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.
(4) Cebir veya tehdit
kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce
kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da
bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı
aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
MADDE 118. - (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya
üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya,
sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla,
cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit
kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın
faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 119. - (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi,
kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının
faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi,
inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut
dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini
tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel
işaretlerle,
c) Birden fazla kişi
tarafından birlikte,
d) Var olan veya var
sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
e) Kamu görevinin
sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
İşlenmesi halinde,
verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) Bu suçların işlenmesi
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
MADDE 120. - (1) Hukuka aykırı olarak bir
kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir.
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi
MADDE 121. - (1) Kişinin belli bir hakkı kullanmak
için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın
kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur.
Ayırımcılık
MADDE 122. - (1) Kişiler arasında dil, ırk, renk,
cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle
ayırım yaparak;
a) Bir taşınır veya
taşınmaz malın satılmasını, devrini veya bir hizmetin icrasını veya hizmetten
yararlanılmasını engelleyen veya kişinin işe alınmasını veya alınmamasını
yukarıda sayılan hallerden birine bağlayan,
b) Besin maddelerini
vermeyen veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmayı reddeden,
c) Kişinin olağan bir
ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen,
Kimse hakkında altı aydan
bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
MADDE 123. - (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak
maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı
maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun
şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
MADDE 124. - (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin
hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Kamu kurumları
arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Her türlü basın ve
yayın organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi halinde,
ikinci fıkra hükmüne göre cezaya hükmolunur.
Hakaret
MADDE 125. - (1) Bir kimseye onur, şeref ve
saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden
ya da yakıştırmalarda bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref
ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi
için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru
muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde,
yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı
görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal,
felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden,
yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından
dolayı,
c) Kişinin mensup
bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde,
cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) Ceza, hakaretin
alenen işlenmesi halinde, altıda biri; basın ve yayın yoluyla işlenmesi
halinde, üçte biri oranında artırılır.
(5) Kurul halinde çalışan
kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi halinde suç, kurulu
oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır.
MADDE 126. - (1) Hakaret suçunun işlenmesinde
mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa
bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve
hem de hakaret açıklanmış sayılır.
İsnadın ispatı
MADDE 127. - (1) İsnat edilen ve suç oluşturan
fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle
hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde,
isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin
kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu
yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
(2) İspat edilmiş
fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.
MADDE 128. - (1) Yargı mercileri veya idari
makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru,
iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması
halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek
ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.
MADDE 129. - (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile
tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar
indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten
yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun
karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her
ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği
gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Kişinin hatırasına hakaret
MADDE 130. - (1) Bir kimsenin öldükten sonra
hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin alenen
işlenmesi halinde, altıda biri oranında artırılır.
(2) Bir ölünün kısmen
veya tamamen ceset veya kemiklerini alan veya ceset veya kemikler hakkında
tahkir edici fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Soruşturma ve kovuşturma koşulu
MADDE 131. - (1) Kamu görevlisine karşı
görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve
kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
(2) Mağdur, şikayet
etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise;
ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından
şikayette bulunulabilir.
Haberleşmenin gizliliğini ihlal
MADDE 132. - (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin
gizliliğini ihlal eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı
suretiyle gerçekleşirse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Kişiler arasındaki
haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan
haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen ifşa eden
kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Kişiler arasındaki
haberleşmelerin içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayınlanması halinde, ceza
yarı oranında artırılır.
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda
alınması
MADDE 133. - (1) Kişiler arasındaki aleni olmayan
konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen
veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki aydan altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Katıldığı aleni
olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile
kayda alan kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Yukarıdaki fıkralarda
yazılı fiillerden biri işlenerek elde edildiği bilinen bilgilerden yarar
sağlayan veya bunları başkalarına veren veya diğer kişilerin bilgi edinmelerini
temin eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır. Bu konuşmaların basın ve yayın yoluyla yayınlanması
halinde de, aynı cezaya hükmolunur.
Özel hayatın gizliliğini ihlal
MADDE 134. - (1) Kişilerin özel hayatının
gizliliğini ihlal eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması
suretiyle ihlal edilmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(2) Kişilerin özel
hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi
halinde, ceza yarı oranında artırılır.
Kişisel verilerin kaydedilmesi
MADDE 135. - (1) Hukuka aykırı olarak kişisel
verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişilerin siyasi,
felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki
eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal
bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki
fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
MADDE 136. - (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı
olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 137. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan
suçların;
a) Kamu görevlisi
tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,
b) Belli bir meslek ve
sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
İşlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Verileri yok etmeme
MADDE 138. - (1) Kanunların belirlediği sürelerin
geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara
görevlerini yerine getirmediklerinde altı aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir.
MADDE 139. - (1) Kişisel verilerin kaydedilmesi,
verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme
hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlıdır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 140. - (1)
Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
MADDE 141. - (1) Zilyedinin rızası olmadan
başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak
maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Ekonomik bir değer
taşıyan her türlü enerji de, taşınır mal sayılır.
Nitelikli hırsızlık
MADDE 142. - (1) Hırsızlık suçunun;
a) Kime ait olursa olsun
kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu
yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
b) Herkesin girebileceği
bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya
eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,
c) Halkın yararlanmasına
sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde
bulunan eşya hakkında,
d) Bir afet veya genel
bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek
maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,
e) Adet veya tahsis veya
kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,
f) Elektrik enerjisi
hakkında,
İşlenmesi hâlinde, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Kişinin malını
koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
b) Elde veya üstte
taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya
sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,
d) Haksız yere elde
bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak
suretiyle,
e) Bilişim sistemlerinin
kullanılması suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir
alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
g) Barınak yerlerinde,
sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçük baş hayvan hakkında,
İşlenmesi hâlinde, üç
yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından
kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte biri oranına kadar artırılır.
(3) Suçun, sıvı veya gaz
hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına
ait tesislerde işlenmesi halinde, ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi halinde, onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Suçun gece vakti işlenmesi
MADDE 143. - (1) Hırsızlık suçunun gece vakti
işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar artırılır.
MADDE 144. - (1) Hırsızlık suçunun;
a) Paydaş veya elbirliği
ile malik olunan mal üzerinde,
b) Bir hukuki ilişkiye
dayanan alacağı tahsil amacıyla,
İşlenmesi halinde,
şikayet üzerine, fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.
MADDE 145. - (1) Hırsızlık suçunun konusunu
oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
MADDE 146. - (1) Hırsızlık suçunun, malın geçici
bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, şikayet
üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Ancak malın suç işlemek
için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz.
MADDE 147. - (1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil
bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre,
verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
MADDE 148. - (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden
ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit
ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı
koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit
kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir
senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı
vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet
haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha
etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza
verilir.
(3) Mağdurun, herhangi
bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma
suçunda cebir sayılır.
MADDE 149. - (1) Yağma suçunun;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini
tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,
c) Birden fazla kişi
tarafından birlikte,
d) Yol kesmek suretiyle
ya da konut veya işyerinde,
e) Beden veya ruh
bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) Var olan veya var
sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
g) Suç örgütüne yarar
sağlamak maksadıyla,
h) Gece vaktinde,
İşlenmesi halinde, fail
hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Yağma suçunun
işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış
hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
Daha az cezayı gerektiren hâl
MADDE 150. - (1) Kişinin bir hukuki ilişkiye
dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak
tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Yağma suçunun
konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden
yarıya kadar indirilir.
MADDE 151. - (1) Başkasının taşınır veya taşınmaz
malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz
hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Haklı bir neden
olmaksızın, sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hale getiren veya
değerinin azalmasına neden olan kişi hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
MADDE 152. - (1) Mala zarar verme suçunun;
a) Kamu kurum ve
kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına
ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında,
b) Yangına, sel ve taşkına,
kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya
tesis hakkında,
c) Devlet ormanı
statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan
veya bağ çubuğu hakkında,
d) Sulamaya, içme
sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya yarayan tesisler hakkında,
e) Grev veya lokavt
hallerinde işverenlerin veya işçilerin veya işveren veya işçi sendika veya
konfederasyonlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya
hakkında,
f) Siyasi partilerin,
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki
olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,
g) Sona ermiş olsa bile,
görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak,
İşlenmesi halinde, fail
hakkında bir yıldan altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Mala zarar verme
suçunun;
a) Yakarak, yakıcı veya
patlayıcı madde kullanarak,
b) Toprak kaymasına, çığ
düşmesine, sel veya taşkına neden olmak suretiyle,
c) Radyasyona maruz
bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak,
İşlenmesi halinde,
verilecek ceza iki katına kadar artırılır.
İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme
MADDE 153. - (1) İbadethanelere, bunların
eklentilerine, buralardaki eşyaya, mezarlara, bunların üzerindeki yapılara,
mezarlıklardaki tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik olarak yapılan
yapılara yıkmak, bozmak veya kırmak suretiyle zarar veren kişi, bir yıldan dört
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada
belirtilen yerleri ve yapıları kirleten kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Birinci ve ikinci
fıkralardaki fiillerin, ilgili dini inanışı benimseyen toplum kesimini tahkir
maksadıyla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
MADDE 154. - (1) Bir hakka dayanmaksızın kamuya
veya özel kişilere ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen
veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak
sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, altı
aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Köy tüzel kişiliğine
ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu
bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya
tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse
hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
(3) Kamuya veya özel
kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse hakkında birinci fıkrada yazılı
cezalar uygulanır.
MADDE 155. - (1) Başkasına ait olup da, belirli
bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine
devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu
devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar
hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, meslek ve
sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa
olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve
teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar
hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Bedelsiz senedi kullanma
MADDE 156. - (1) Bedelsiz kalmış bir senedi
kullanan kimseye, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para
cezası verilir.
MADDE 157. - (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi
aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir
yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık
MADDE 158. - (1)
Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve
duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde
bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama
yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve
kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek
tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve
kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin,
banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın
araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket
yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri
sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi
kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye
kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi
kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak
maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak
maksadıyla,
İşlenmesi halinde, iki
yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Kamu görevlileriyle
ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
MADDE 159. - (1) Dolandırıcılığın, bir hukuki
ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine,
altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde
tasarruf
MADDE 160. - (1)
Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden
çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya
yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan
kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
MADDE 161. - (1) Malvarlığını eksiltmeye yönelik
hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra
iflasa karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için;
a) Alacaklıların
alacaklarının teminatı mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya
değerinin azalmasına neden olunması,
b) Malvarlığını kaçırmaya
yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya
belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi,
c) Gerçekte bir alacak ve
borç ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların
artmasına neden olacak şekilde belge düzenlenmesi,
d) Gerçeğe aykırı
muhasebe kayıtlarıyla veya sahte bilanço tanzimiyle aktifin olduğundan az
gösterilmesi,
Gerekir.
Taksirli iflas
MADDE 162. - (1) Tacir olmanın gerekli kıldığı
dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet veren kişi, iflasa
karar verilmiş olması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Karşılıksız yararlanma
MADDE 163. - (1) Otomatlar aracılığı ile sunulan
ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan
yararlanan kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Telefon hatları ile
frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz
yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı
aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
MADDE 164. - (1) Bir şirket veya kooperatifin
kurucu, ortak, idareci, müdür veya temsilcileri veya yönetim veya denetim
kurulu üyeleri veya tasfiye memuru sıfatını taşıyanlar, kamuya yaptıkları
beyanlarda veya genel kurula sundukları raporlarda veya önerilerde ilgililerin
zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli bilgiler
verecek veya verdirtecek olurlarsa altı aydan üç yıla kadar hapis veya bin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
MADDE 165. - (1) Bir suçun işlenmesiyle elde
edilen eşyayı satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis
ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
MADDE 166. - (1) Bir hukuki ilişkiye dayalı
olarak elde ettiği eşyanın, esasında suç işlemek suretiyle veya suç işlemek
dolayısıyla elde edildiğini öğrenmesine rağmen, suçu takibe yetkili makamlara
vakit geçirmeksizin bildirimde bulunmayan kişi, altı aya kadar hapis veya adlî
para cezası ile cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim
yapılmasını gerektiren şahsi sebep
MADDE 167. - (1) Yağma ve nitelikli yağma hariç,
bu bölümde yer alan suçların;
a) Haklarında ayrılık
kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun
veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,
c) Aynı konutta beraber
yaşayan kardeşlerden birinin,
Zararına olarak işlenmesi
halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suçların,
haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber
yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı,
hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak
işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza,
yarısı oranında indirilir.
MADDE 168. - (1) Hırsızlık, mala zarar verme,
güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve karşılıksız yararlanma suçları
tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce
failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun
uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle gidermesi halinde;
cezası üçte birden üçte ikiye kadar indirilir. Yağma suçunda ise, cezada altıda
birden üçte bire kadar indirim yapılır.
(2) Kısmen geri verme
veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, mağdurun
rızası aranır.
Tüzel kişiler hakkında
güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 169. - (1) Hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık
suçlarının işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Topluma Karşı Suçlar
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
MADDE 170. - (1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya
malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı
veya panik yaratabilecek tarzda;
a) Yangın çıkaran,
b) Bina çökmesine, toprak
kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olan,
c) Silahla ateş eden veya
patlayıcı madde kullanan,
Kişi, altı aydan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yangın, bina çökmesi,
toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi, üç
aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
MADDE 171. - (1) Taksirle;
a) Yangına,
b) Bina çökmesine, toprak
kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına,
Neden olan kişi, fiilin
başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması
halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 172. - (1) Bir başkasını, sağlığını bozmak
amacıyla ve bu amacı gerçekleştirmeye elverişli olacak surette, radyasyona tabi
tutan kişi, üç yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkradaki
fiilin belirsiz sayıda kişilere karşı işlenmiş olması halinde, beş yıldan az
olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bir başkasının
hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olacak
biçimde radyasyon yayan veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine etkide
bulunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Radyasyon yayılmasına
veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine, bir laboratuvar
veya tesisin işletilmesi sırasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı
olarak neden olan kişi, fiilin bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına
önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olması halinde, altı aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme
MADDE 173. - (1) Atom enerjisini serbest bırakarak
bir patlamaya ve bu suretle bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığı
hakkında önemli ölçüde tehlikeye sebebiyet veren kişi, beş yıldan az olmamak
üzere hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yukarıdaki fıkrada
tanımlanan fiilin taksirle işlenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması
veya el değiştirmesi
MADDE 174. - (1) Yetkili makamlardan gerekli izni
almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici,
sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi
imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza
eden, satan, satın alan veya işleyen kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Yetkili makamların izni olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren maddelerin
imalinde, işlenmesinde veya kullanılmasında gerekli olan malzeme ve teçhizatı
ihraç eden kişi de aynı ceza ile cezalandırılır.
(2) Bu fiillerin suç
işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Önemsiz tür ve
miktarda patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi
hakkında, kullanılış amacı gözetilerek, bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 175. - (1) Akıl hastası üzerindeki bakım ve
gözetim yükümlülüğünü, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından
tehlikeli olabilecek şekilde ihmal eden kişi, altı aya kadar hapis veya adlî
para cezası ile cezalandırılır.
MADDE 176. - (1) İnşaat veya yıkım faaliyeti
sırasında, insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri
almayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
MADDE 177. - (1) Gözetimi altında bulunan hayvanı
başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde
serbest bırakan veya bunların kontrol altına alınmasında ihmal gösteren kişi,
altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
MADDE 178. - (1) Herkesin gelip geçtiği yerlerde
yapılmakta olan işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi önlemek için
gerekli işaret veya engelleri koymayan, konulmuş olan işaret veya engelleri
kaldıran ya da bunların yerini değiştiren kişi, iki aydan altı aya kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
MADDE 179. - (1) Kara, deniz, hava veya demiryolu
ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek,
kullanılamaz hale getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler
vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da
teknik işletim sistemine müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya
malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olan kişiye bir yıldan altı yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Kara, deniz, hava
veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı
açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Alkol veya uyuşturucu
madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve
idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki fıkra
hükmüne göre cezalandırılır.
MADDE 180. - (1) Deniz, hava veya demiryolu
ulaşımında, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye
taksirle neden olan kimseye üç aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Çevrenin kasten kirletilmesi
MADDE 181. - (1) İlgili kanunlarla belirlenen
teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya
artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Atık veya artıkları
izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Atık veya artıkların
toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza iki katı kadar artırılır.
(4) Bir ve ikinci
fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor
hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya
bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip
olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde, beş yıldan az
olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Bu maddenin iki, üç
ve dördüncü fıkrasındaki fiillerden dolayı tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Çevrenin taksirle kirletilmesi
MADDE 182. - (1) Çevreye zarar verecek şekilde,
atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya verilmesine taksirle neden olan
kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu atık veya artıkların, toprakta,
suda veya havada kalıcı etki bırakması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(2) İnsan veya hayvanlar
açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine,
hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek
niteliklere sahip olan atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya taksirle
verilmesine neden olan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
MADDE 183. - (1) İlgili kanunlarla belirlenen
yükümlülüklere aykırı olarak, başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine
elverişli bir şekilde gürültüye neden olan kişi, iki aydan iki yıla kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
MADDE 184. - (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya
ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yapı ruhsatiyesi
olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya
telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni
alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi
iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç,
bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi
yerlerde uygulanır.
(5) Kişinin, ruhsatsız ya
da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve
ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince
kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün
sonuçlarıyla ortadan kalkar.
Zehirli madde katma
MADDE 185. - (1) İçilecek sulara veya yenilecek
veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek her çeşit besin veya şeylere
zehir katarak veya başka suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını ve
sağlığını tehlikeye düşüren kimseye iki yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada
belirtilen fiillerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmesi
halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 186. - (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını
tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya
içilecek şeyleri veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir
yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar
adlî para cezası verilir.
(2) Bu suçun, resmi izne
dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi
halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak
biçimde ilaç yapma veya satma
MADDE 187. - (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını
tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla
kadar hapis ve adlî para cezası verilir.
(2) Bu suçun tabip veya
eczacı tarafından ya da resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve
sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında
artırılır.
MADDE 188. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı
maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden
kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya
uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak
nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye
(3) Uyuşturucu veya
uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan,
satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul
eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar
hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(4) Uyuşturucu maddenin
eroin, kokain, morfin veya bazmorfin olması halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda
gösterilen suçların, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(6) Üretimi resmi
makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye
bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde
açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.
(7) Uyuşturucu veya
uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde
kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi
ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, nakleden, depolayan veya ihraç
eden kişi, dört yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(8) Bu maddede tanımlanan
suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru,
laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren,
kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
MADDE 189. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
imal ve ticareti suçlarının bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırma
MADDE 190. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırmak için;
a) Özel yer, donanım veya
malzeme sağlayan,
b) Kullananların
yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan,
c) Kullanma yöntemleri
konusunda başkalarına bilgi veren,
Kişi, iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu maddede tanımlanan
suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru,
laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren,
kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan
kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 191. - (1) Kullanmak için uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendisi tarafından kullanılmak üzere
uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştiren kişi, bu
fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik
tedbirine hükmolunur.
(3) Hakkında tedaviye ve
denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişi, belirlenen kurumda uygulanan
tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmakla
yükümlüdür. Hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişiye rehberlik
edecek bir uzman görevlendirilir. Bu uzman, güvenlik tedbirinin uygulama
süresince, kişiyi uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve
sonuçları hakkında bilgilendirir, kişiye sorumluluk bilincinin gelişmesine
yönelik olarak öğütte bulunur ve yol gösterir; kişinin gelişimi ve davranışları
hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir.
(4) Tedavi süresince
devam eden denetimli serbestlik tedbirine, tedavinin sona erdiği tarihten
itibaren bir yıl süreyle devam olunur. Denetimli serbestlik tedbirinin
uygulanma süresinin uzatılmasına karar verilebilir. Ancak, bu durumda süre üç
yıldan fazla olamaz.
(5) Uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanan kişi hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı hükmolunan
ceza, ancak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun
davranmaması halinde infaz edilir. Kişi etkin pişmanlıktan yararlanmışsa,
davaya devam olunarak hakkında cezaya hükmolunur.
Etkin pişmanlık
MADDE 192. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından
haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı
maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse,
verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin
ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için
uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi,
resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne
zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya
uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında
cezaya hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber
alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç
ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza,
yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
(4) Uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma
başlatılmadan önce resmi makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse,
cezaya hükmolunmaz.
Zehirli madde imal ve ticareti
MADDE 193. - (1) İçeriğinde zehir bulunan ve
üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz
olarak üreten, bulunduran, satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 194. - (1) Sağlık için tehlike oluşturabilecek
maddeleri çocuklara, akıl hastalarına veya uçucu madde kullananlara veren veya
tüketimine sunan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
MADDE 195. - (1) Bulaşıcı hastalıklardan birine
yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina
altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Usulsüz ölü gömülmesi
MADDE 196. - (1) Ölü gömülmesine ayrılan yerlerden
başka yerlere ölü gömen veya gömdüren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
MADDE 197. - (1) Memlekette veya yabancı
ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan,
nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte parayı bilerek
kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Sahteliğini bilmeden
kabul ettiği parayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 198. - (1) Devlet tarafından ihraç edilip de
hamiline yazılı bonolar, hisse senetleri, tahviller ve kuponlar, yetkili
kurumlar tarafından çıkarılmış olup da kanunen tedavül eden senetler, tahviller
ve evrak ile milli ziynet altınları, para hükmündedir.
MADDE 199. - (1) Kıymetli damgayı sahte olarak
üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir
yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte olarak
üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar
hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahteliğini bilmeden
kabul ettiği kıymetli damgayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, bir
aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Damgalı kağıtlar,
damga ve posta pulları ve muayyen bir miktar vergi veya harcın ödendiğini
belgelemek amacıyla kullanılan pullar, kıymetli damga sayılır.
MADDE 200. - (1) Paralarla kıymetli damgaların
üretiminde kullanılan alet veya malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan,
satan, devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, bir yıldan
dört yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
MADDE 201. - (1) Sahte olarak para veya kıymetli
damga üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya kabul eden kişi, bu
para veya kıymetli damgaları tedavüle koymadan ve resmi makamlar tarafından
haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve sahte olarak üretilen para veya
kıymetli damgaların üretildiği veya saklandığı yerleri merciine haber verirse,
verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve sahte olarak üretilen para
veya kıymetli damgaların ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Sahte para veya kıymetli
damga üretiminde kullanılan alet ve malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye
sokan, satan, devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, resmi
makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve bu
malzemenin üretildiği veya saklandığı yerleri ilgili makama haber verirse,
verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve bu malzemenin ele
geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
Mühürde sahtecilik
MADDE 202. - (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte
olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Kamu kurum ve
kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan
onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, bir
yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 203. - (1) Kanun veya yetkili makamların
emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak
için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı
aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Resmi belgede sahtecilik
MADDE 204. - (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak
düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren
veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Görevi gereği
düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek
bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak
belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan
sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Resmi belgenin, kanun
hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde
olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır.
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
MADDE 205. - (1)
Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
MADDE 206. - (1) Bir
resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda
bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
MADDE 207. - (1) Bir özel belgeyi sahte olarak
düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde
değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bir sahte özel
belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
MADDE 208. - (1) Gerçek bir özel belgeyi bozan,
yok eden veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
MADDE 209. - (1) Belirli bir tarzda doldurulup
kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir
kağıdı, verilme nedeninden farklı bir şekilde dolduran kişi, şikayet üzerine,
üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İmzalı ve kısmen veya
tamamen boş bir kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde bulundurup da
hukuki sonuç doğuracak şekilde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine
göre cezalandırılır.
Resmi belge hükmünde belgeler
MADDE 210. - (1) Özel belgede sahtecilik suçunun
konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge,
hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması halinde, resmi belgede sahtecilik
suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Gerçeğe aykırı belge
düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği
mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen
belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin
zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik
hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
MADDE 211. - (1) Bir hukuki ilişkiye dayanan
alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede
sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, yarısı oranında
indirilir.
İçtima
MADDE 212. - (1) Sahte resmi veya özel belgenin
bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de
ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.
MADDE 213. - (1) Halk arasında endişe, korku ve
panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da
malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun silahla
işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı
oranına kadar artırılabilir.
Suç işlemeye tahrik
MADDE 214. - (1) Suç işlemek için alenen tahrikte
bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Halkın bir kısmını
diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Tahrik konusu
suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren sıfatıyla
cezalandırılır.
Suçu ve suçluyu övme
MADDE 215. - (1) İşlenmiş olan bir suçu veya
işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
MADDE 216. - (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din,
mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir
kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu
güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Halkın bir kesimini,
sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak
alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Halkın bir kesiminin
benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya
elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Kanunlara uymamaya tahrik
MADDE 217. - (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen
tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı
aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
MADDE 218. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan
suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
MADDE 219. - (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham
gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve
Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir
seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine
hükmolunabilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada
gösterilen kimselerden biri işbu sıfattan bilistifade hükümetin idaresini ve
kanun ve nizam ve emirleri ve dairelerden birine ait olan vazife ve salahiyeti
takbih ve tezyife veya halkı kanunlara yahut hükümet emirlerini icraya veya
memuru memuriyetinin vazifesi icabına karşı itaatsizliğe tahrik ve teşvik
edecek olursa üç aydan iki seneye kadar hapse ve adlî para cezası ve müebbeden veya muvakkaten bilfiil o vazifeyi icradan ve
onun menfaat ve aidatını almaktan memnuiyetine hükmolunur.
(3) Kendi sıfatlarından
istifade ederek kanuna göre kazanılmış olan haklara muhalif iş ve sözlerde
bulunmaya, bir kimseyi icbar ve ikna eden din reis ve memurları hakkında dahi
baladaki fıkrada yazılı ceza tertip olunur.
(4) Bunlardan biri dini sıfatından istifade ederek, birinci fıkrada yazılı
fiillerden başka bir cürüm işlerse altıda bir miktarı çoğaltılmak şartıyla o
cürüm için kanunda yazılı olan ceza ile mahkûm olur.
(5) Şu kadar ki kanun
işbu sıfatı esasen nazarıitibara almış ise cezayı
çoğaltmaya mahal yoktur.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
MADDE 220. - (1) Kanunun suç saydığı fiilleri
işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip
bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye
elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması
gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla
kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Örgütün silahlı
olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden
yarısına kadar artırılır.
(4) Örgütün faaliyeti
çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.
(5) Örgüt yöneticileri,
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail
olarak cezalandırılır.
(6) Örgüte üye olmamakla
birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı
cezalandırılır.
(7) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek
ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır.
(8) Örgütün veya amacının
propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
Etkin pişmanlık
MADDE 221. - (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç
işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını
sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Örgüt üyesinin,
örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak
etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi
halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Örgütün faaliyeti
çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt
üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının
yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(4) Suç işlemek amacıyla
örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan kişinin, gönüllü olarak teslim olup,
örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi
halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı
cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri
yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada
üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.
(5) Etkin pişmanlıktan
yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla
kadar uzatılabilir.
Şapka ve Türk harfleri
MADDE 222. - (1) 25.11.1925 tarihli ve 671 sayılı
Şapka İktisası Hakkında Kanunla, 1.11.1928 tarihli ve
1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanunun koyduğu
yasaklara veya yükümlülüklere aykırı hareket edenlere iki aydan altı aya kadar
hapis cezası verilir.
Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması
MADDE 223. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya
da hukuka aykırı başka bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini
engelleyen, bu aracı hareket halinde iken durduran veya gitmekte olduğu yerden
başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Suçun konusunun deniz
veya demiryolu ulaşım aracı olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(3) Cebir veya tehdit
kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla hava ulaşım aracının
hareket etmesini engelleyen veya bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere
götüren kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Bu suçların işlenmesi
sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.
(5) Bu suçların işlenmesi
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
MADDE 224. - (1) Kıt
(2) Bu suçun işlenmesi
sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.
(3) Bu suçun işlenmesi
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
Hayasızca hareketler
MADDE 225. - (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan
veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
MADDE 226. - (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü,
yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren,
okuyan, okutan veya dinleten,
b) Bunların içeriklerini
çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren,
görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içeriğine
vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların
satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya
veren,
e) Bu ürünleri, sair mal
veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya
dağıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını
yapan,
Kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü,
yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına
aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü,
yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişi, beş
yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz
eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının
kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Şiddet kullanılarak,
hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan
cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten,
ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının
kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(5) Üç ve dördüncü
fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya
yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya
okumasını sağlayan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(6) Bu suçlardan dolayı,
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(7) Bu madde hükümleri,
bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek
koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz.
Fuhuş
MADDE 227. - (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun
yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun
fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu
suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi
cezalandırılır.
(2) Bir kimseyi fuhşa
teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer
temin eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin
kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik
sayılır.
(3) Fuhuş amacıyla ülkeye
insan sokan veya insanların ülke dışına çıkmasını sağlayan kişi hakkında
yukarıdaki fıkralara göre cezaya hükmolunur.
(4) Cebir veya tehdit
kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk
eden veya fuhuş yapmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda
tanımlanan suçların eş, üstsoy, kayın üstsoy, kardeş, evlat edinen, vasi,
eğitici, öğretici, bakıcı, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler
tarafından ya da kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(6) Bu suçların, suç
işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(7) Bu suçlardan dolayı,
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Fuhşa sürüklenen
kişi, tedavi veya terapiye tabi tutulur.
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama
MADDE 228. - (1)
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi, bir yıla kadar hapis ve adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(2) Çocukların kumar
oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında
artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı,
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(4) Ceza Kanununun
uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe
bağlı olduğu oyunlardır.
Dilencilik
MADDE 229. - (1) Çocukları, beden veya ruh
bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç
olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun üçüncü
derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun örgüt
faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması halinde, verilecek ceza bir kat
artırılır.
MADDE 230. - (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla
evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Kendisi evli
olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran
kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Gerçek kimliğini
saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda
tanımlanan suçlardan dolayı zamanaşımı, evlenmenin iptali kararının
kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
(5) Aralarında evlenme
olmaksızın, evlenmenin dinsel törenini yaptıranlar hakkında iki aydan altı aya
kadar hapis cezası verilir. Ancak, medeni nikah yapıldığında kamu davası ve
hükmedilen ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
(6) Evlenme akdinin
kanuna göre yapılmış olduğunu gösteren belgeyi görmeden bir evlenme için dinsel
tören yapan kimse hakkında iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.
Çocuğun soybağını değiştirme
MADDE 231. - (1) Bir çocuğun soybağını
değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Özen yükümlülüğüne
aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına
neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kötü muamele
MADDE 232. - (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı
kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İdaresi altında
bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya
sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye
hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis
cezası verilir.
MADDE 233. - (1) Aile hukukundan doğan bakım,
eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine,
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Hamile olduğunu
bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış
bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye,
üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Velayet hakları
kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu
veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin
sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik
ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 234. - (1) Velayet yetkisi elinden
alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının,
onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya
bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit
kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(2) Fiil cebir veya
tehdit kullanılarak işlenmiş ya da çocuk henüz oniki
yaşını bitirmemiş ise ceza bir katı oranında artırılır.
İhaleye fesat karıştırma
MADDE 235. - (1) Kamu kurum veya kuruluşları
adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin
ihalelere fesat karıştıran kişi, beş yıldan oniki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Aşağıdaki hallerde
ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:
a) Hileli davranışlarla;
1. İhaleye katılma
yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale
sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek,
2. İhaleye katılma
yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını
sağlamak,
3. Teklif edilen malları,
şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip olmadığından
bahisle değerlendirme dışı bırakmak,
4. Teklif edilen malları,
şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip olduğundan
bahisle değerlendirmeye almak.
b) Tekliflerle ilgili
olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken
bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak.
c) Cebir veya tehdit
kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma
yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki
işlemlere katılmalarını engellemek.
d) İhaleye katılmak
isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek
için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları.
(3) İhaleye fesat
karıştırma sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar
meydana gelmiş ise, ceza yarı oranında artırılır. Zararın meydana gelmiş olduğu
sabit olmakla birlikte miktarının belirlenememiş olması, bu fıkra hükmünün
uygulanmasını engellemez.
(4) İhaleye fesat
karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle
ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.
(5) Yukarıdaki fıkralar
hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya
eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya
kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının
iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden
vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal
veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması
halinde de uygulanır.
Edimin ifasına fesat karıştırma
MADDE 236. - (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş
şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına
çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin
ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Aşağıdaki fiillerin
hileli olarak yapılması halinde, edimin ifasına fesat karıştırılmış sayılır:
a) İhale kararında veya
sözleşmede evsafı belirtilen maldan başka bir malın teslim veya kabul edilmesi.
b) İhale kararında veya
sözleşmede belirtilen miktardan eksik malın teslim veya kabul edilmesi.
c) Edimin ihale kararında
veya sözleşmede belirtilen sürede ifa edilmemesine rağmen, süresinde ifa
edilmiş gibi kabul edilmesi.
d) Yapım ihalelerinde
eserin veya kullanılan malzemenin şartname veya sözleşmesinde belirlenen
şartlara, miktar veya niteliklere uygun olmamasına rağmen kabul edilmesi.
e) Hizmet niteliğindeki
edimin, ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre verilmemesine
veya eksik verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi.
(3) Edimin ifasına fesat
karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle
ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.
Fiyatları etkileme
MADDE 237. - (1) İşçi ücretlerinin veya besin veya
malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu
maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran
kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.
(2) Fiil sonucu besin
veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza üçte
biri oranında artırılır.
(3) Fail, ruhsatlı simsar
veya borsa tellalı ise ceza ayrıca sekizde bir oranında artırılır.
Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olma
MADDE 238. - (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek,
kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi
için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde
azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar
adlî para cezası verilir.
MADDE 239. - (1) Sıfat veya görevi, meslek veya
sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı
niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi,
şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin,
hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere verilmesi
veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur.
(2) Birinci fıkra
hükümleri, fenni keşif ve buluşları veya sınai uygulamaya ilişkin bilgiler
hakkında da uygulanır.
(3) Bu sırlar, Türkiye
(4) Cebir veya tehdit
kullanarak bir kimseyi bu madde kapsamına giren bilgi veya belgeleri açıklamaya
mecbur kılan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Mal veya hizmet satımından kaçınma
MADDE 240. - (1) Belli bir mal veya hizmeti
satmaktan kaçınarak kamu için acil bir ihtiyacın ortaya çıkmasına neden olan
kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Tefecilik
MADDE 241. - (1) Kazanç elde etmek amacıyla
başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
MADDE 242. - (1) Bu bölümde yer alan suçların
işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
MADDE 243. - (1) Bir bilişim sisteminin bütününe
veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden
kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada
tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle
sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya
değiştirme
MADDE 244. - (1) Bir bilişim sisteminin
işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Bir bilişim
sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme
veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu fiillerin bir
banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim
sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda
tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının
yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki
yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
MADDE 245. - (1)
Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele
geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine
verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak
kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası
ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte oluşturulan
veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak
suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı
gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 246. - (1) Bu bölümde yer alan suçların
işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler
Zimmet
MADDE 247. - (1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve
gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren
kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, zimmetin açığa
çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
(3) Zimmet suçunun, malın
geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.
Etkin pişmanlık
MADDE 248. - (1) Soruşturma başlamadan önce,
zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen
tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.
(2) Kovuşturma başlamadan
önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya
uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı
indirilir. Etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek
cezanın üçte biri indirilir.
Daha az cezayı gerektiren hal
MADDE 249. - (1) Zimmet suçunun konusunu oluşturan
malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar
indirilir.
MADDE 250. - (1) Görevinin sağladığı nüfuzu
kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu
yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevinin sağladığı
güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla,
kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına
bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) İkinci fıkrada
tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Denetim görevinin ihmali
MADDE 251. - (1) Zimmet veya irtikap suçunun
işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun
müşterek faili olarak sorumlu tutulur.
(2) Denetim görevini
ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu
görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 252. - (1) Rüşvet alan kamu görevlisi, dört
yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Rüşvet veren kişi de kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Rüşvet
konusunda anlaşmaya varılması halinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(2) Rüşvet alan veya bu
konuda anlaşmaya varan kişinin, yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter
veya yeminli mali müşavir olması halinde, birinci fıkraya göre verilecek ceza
üçte birden yarısına kadar artırılır.
(3) Rüşvet, bir kamu
görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya
yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır.
(4) Birinci fıkra hükmü,
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya
da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş
şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına
çalışan dernekler, kooperatifler ya da halka açık anonim şirketlerle hukuki
ilişki tesisinde veya tesis edilmiş hukuki ilişkinin devamı sürecinde, bu tüzel
kişiler adına hareket eden kişilere görevinin gereklerine aykırı olarak yarar
sağlanması halinde de uygulanır.
(5) Yabancı bir ülkede
seçilmiş veya atanmış olan, yasama veya idari veya adlî bir görevi yürüten kamu
kurum veya kuruluşlarının memur veya görevlilerine veya aynı ülkede
uluslararası nitelikte görevleri yerine getirenlere, uluslararası ticari
işlemler nedeniyle, bir işin yapılması veya yapılmaması veya haksız bir yararın
elde edilmesi veya muhafazası amacıyla, doğrudan veya dolaylı olarak yarar
teklif veya vaat edilmesi veya verilmesi de rüşvet sayılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 253. - (1) Rüşvet suçunun işlenmesi
suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
MADDE 254. - (1) Rüşvet alan kişinin, soruşturma
başlamadan önce, rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim
etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz.
Rüşvet alma konusunda başkasıyla anlaşan kamu görevlisinin soruşturma
başlamadan önce durumu yetkili makamlara haber vermesi halinde de hakkında bu
suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz.
(2) Rüşvet veren veya bu
konuda kamu görevlisiyle anlaşmaya varan kişinin, soruşturma başlamadan önce,
pişmanlık duyarak durumdan soruşturma makamlarını haberdar etmesi halinde,
hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz;
verdiği rüşvet de kamu görevlisinden alınarak kendisine iade edilir.
(3) Rüşvet suçuna iştirak
eden diğer kişilerin, soruşturma başlamadan önce, pişmanlık duyarak durumdan
soruşturma makamlarını haberdar etmesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı
cezaya hükmolunmaz.
Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama
MADDE 255. - (1) Görevine girmeyen ve yetkili
olmadığı bir işi yapabileceği veya yaptırabileceği kanaatini uyandırarak yarar
sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası
ile cezalandırılır.
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması
MADDE 256. - (1) Zor kullanma yetkisine sahip
kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin
gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
MADDE 257. - (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan
haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin
mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç
sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç
olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya
gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya
da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) İrtikap suçunu
oluşturmadığı takdirde, görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu
nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi,
birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Göreve ilişkin sırrın açıklanması
MADDE 258. - (1) Görevi nedeniyle kendisine
verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri,
kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne
suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu
görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kamu görevlisi sıfatı
sona erdikten sonra, birinci fıkrada yazılı fiilleri işleyen kimseye de aynı
ceza verilir.
MADDE 259. - (1) Yürüttüğü görevin sağladığı
nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu
görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
MADDE 260. - (1) Hukuka aykırı olarak ve toplu
biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de
olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri
hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının
üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.
(2) Kamu görevlilerinin
mesleki ve sosyal hakları ile ilgili olarak, hizmeti aksatmayacak biçimde,
geçici ve kısa süreli iş bırakmaları veya yavaşlatmaları halinde, verilecek
cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza da verilmeyebilir.
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf
MADDE 261. - (1) İlgili kanunlarda belirlenen
koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları
üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu
görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde,
altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 262. - (1) Bir kamu görevini, kanun ve
nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine
bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis
cezası verilir.
Kanuna aykırı eğitim kurumu
MADDE 263. - (1) Kanuna aykırı olarak eğitim
kurumu açanlara, bunları çalıştıranlara ve bu kurumlarda kanuna aykırı olarak
açıldığını bildiği halde öğretmenlik yapanlara, altı aydan üç yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada
gösterilen yerlerin kapatılmasına da karar verilir.
MADDE 264. - (1) Bir rütbe veya kamu görevinin
veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını
yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan
kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Elbisenin sağlayacağı
kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir suç işlenirse, yalnız bu fiilden
ötürü yukarıdaki fıkrada belirtilen cezalar üçte biri oranında artırılarak hükmolunur.
Görevi yaptırmamak için direnme
MADDE 265. - (1) Kamu görevlisine karşı görevini
yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun yargı görevi
yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(3) Suçun, kişinin
kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi
tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında
artırılır.
(4) Suçun, silahla ya da
var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
MADDE 266. - (1) Görevi gereği olarak elinde
bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu
görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz
önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
MADDE 267. - (1) Yetkili makamlara ihbar veya
şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde,
hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım
uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi,
bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve
delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında
artırılır.
(3) Yüklenen fiili
işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına
dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma
ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yüklenen fiili
işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına
dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya
tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun
ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde,
yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis cezasına mahkûmiyeti
halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.
(6) Mağdurun mahkûm
olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre verilecek
ceza yarısı kadar artırılır.
(7) İftira sonucunda
mağdur hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa;
iftira eden kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(8) İftira suçundan
dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten
başlar.
(9) Basın ve yayın
yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya
eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil
edilir.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin
kullanılması
MADDE 268. - (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi
hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, bu kişiye
ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin
hükümlere göre cezalandırılır.
MADDE 269. - (1) İftira edenin, mağdur hakkında
adlî veya idari soruşturma başlamadan önce, iftirasından dönmesi halinde,
hakkında iftira suçundan dolayı verilecek cezanın beşte dördü indirilir.
(2) Mağdur hakkında
kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme halinde, iftira suçundan dolayı
verilecek cezanın dörtte üçü indirilir.
(3) Etkin pişmanlığın;
a) Mağdur hakkında
hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi,
b) Mağdurun
mahkûmiyetinden sonra gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın yarısı,
c) Hükmolunan
cezanın infazına başlanması halinde, verilecek cezanın üçte biri,
İndirilebilir.
(4) İftiranın konusunu
oluşturan münhasıran idari yaptırım uygulanmasını gerektiren fiil dolayısıyla;
a) İdari yaptırıma karar
verilmeden önce etkin pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın
yarısı,
b) İdari yaptırım
uygulandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın
üçte biri,
İndirilebilir.
(5) İftira suçunun basın
ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, bu madde hükümleri uygulanmaz.
Suç üstlenme
MADDE 270. - (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı
olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar
hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan
kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü
indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
Suç uydurma
MADDE 271. - (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu,
yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil
veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç
yıla kadar hapis cezası verilir.
MADDE 272. - (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle
başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul
önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Mahkeme huzurunda ya
da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe
aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
verilir.
(3) Üç yıldan fazla hapis
cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan
tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Aleyhine tanıklıkta
bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir
koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında
beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması
koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Aleyhine tanıklıkta
bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; yüklenen fiili
işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına
dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak
sorumlu tutulur.
(6) Aleyhine tanıklıkta
bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis
cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(7) Aleyhine tanıklıkta
bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise,
altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(8) Aleyhine tanıklıkta
bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım
uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren
sebepler
MADDE 273. - (1) Kişinin;
a) Kendisinin, üstsoy,
altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek
bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,
b) Tanıklıktan çekinme
hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak
tanıklık yapması,
Halinde, verilecek cezada
indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü,
özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hallerinde
uygulanmaz.
MADDE 274. - (1) Aleyhine tanıklık yapılan kişi
hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak
nitelikte karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde,
cezaya hükmolunmaz.
(2) Aleyhine tanıklık
yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verildikten sonra ve fakat
hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisinden
yarısına kadarı indirilebilir.
(3) Aleyhine tanıklık
yapılan kişi hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce gerçeğin
söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısından üçte birine kadarı
indirilebilir.
Yalan yere yemin
MADDE 275. - (1) Hukuk davalarında yalan yere
yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Dava hakkında hüküm
verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
(3) Hükmün icraya
konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek
cezanın yarısı indirilir.
MADDE 276. - (1) Yargı mercileri veya suçtan
dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine
sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe
aykırı mütalaada bulunması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada
belirtilen kişi veya kurullar tarafından görevlendirilen tercümanın ifade veya
belgeleri gerçeğe aykırı olarak tercüme etmesi halinde, birinci fıkra hükmü
uygulanır.
MADDE 277. - (1) Bir davanın taraflarından birinin
veya bir kaçının veya sanıkların veya davaya katılanların, mağdurların leh veya
aleyhinde, yargı görevi yapanlara emir veren veya baskı yapan veya nüfuz icra
eden veya her ne suretle olursa olsun adı geçenleri hukuka aykırı olarak
etkilemeye teşebbüs eden kimseye iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası
verilir. Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı
aydan iki yıla kadardır.
MADDE 278. - (1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili
makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olmakla birlikte,
sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu
yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal
bakımdan özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda
bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarı
oranında artırılır.
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi
MADDE 279. - (1) Kamu adına soruşturma ve
kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak
öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta
gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Suçun, adlî kolluk
görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi
MADDE 280. - (1)
Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına
rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren
sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Sağlık mesleği
mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren
diğer kişiler anlaşılır.
MADDE 281. - (1) Gerçeğin meydana çıkmasını
engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen,
değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili
olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.
(2) Bu suçun kamu
görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
(3) İlişkin olduğu suç
nedeniyle hüküm verilmeden önce gizlenen delilleri mahkemeye teslim eden kişi
hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle verilecek cezanın beşte dördü
indirilir.
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
MADDE 282. - (1) Alt sınırı bir yıl veya daha
fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini,
yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru
kaynağını gizlemek ve meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak
maksadıyla, çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bu suçun, kamu
görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin
icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında
artırılır.
(3) Bu suçun, suç işlemek
için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi
dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(5) Bu suç nedeniyle
kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini
sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini
kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.
Suçluyu kayırma
MADDE 283. - (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma,
yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan
kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun kamu
görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun üstsoy,
altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme
MADDE 284. - (1) Hakkında tutuklama kararı
verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri bildiği halde yetkili
makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olan bir
suça ilişkin delil ve eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri bildiği
halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) Bu suçların kamu
görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
(4) Bu suçların üstsoy,
altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
Gizliliğin ihlali
MADDE 285. - (1) Soruşturmanın gizliliğini alenen
ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ancak, soruşturma aşamasında alınan ve kanun hükmü gereğince gizli tutulması
gereken kararların ve bunların gereği olarak yapılan işlemlerin gizliliğinin
ihlali açısından aleniyetin gerçekleşmesi aranmaz.
(2) Kanuna göre kapalı
yapılması gereken veya kapalı yapılmasına karar verilen duruşmadaki açıklama
veya görüntülerin gizliliğini alenen ihlal eden kişi, birinci fıkra hükmüne
göre cezalandırılır. Ancak, bu suçun oluşması için tanığın korunmasına ilişkin
olarak alınan gizlilik kararına aykırılık açısından aleniyetin gerçekleşmesi
aranmaz.
(3) Bu suçların basın ve
yayın yoluyla işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır.
(4) Soruşturma ve
kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak damgalanmalarını sağlayacak şekilde
görüntülerinin yayınlanması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Ses veya görüntülerin kayda alınması
MADDE 286. - (1) Soruşturma ve kovuşturma
işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya
nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 287. - (1) Yetkili hakim ve savcı kararı
olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen veya bu
muayeneyi yapan fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Bulaşıcı hastalıklar
dolayısıyla kamu sağlığını korumak amacıyla kanun ve tüzüklerde öngörülen
hükümlere uygun olarak yapılan muayeneler açısından yukarıdaki fıkra hükmü
uygulanmaz.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs
MADDE 288. - (1) Bir olayla ilgili olarak
başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı,
hakim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya
yazılı beyanda bulunan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun basın ve
yayın yolu ile işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
MADDE 289. - (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine
resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında
tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde,
verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(2) Birinci fıkrada
tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri
veren veya bunun mümkün olmaması halinde bedelini ödeyen kişi hakkında
verilecek cezaların beşte dördü indirilir.
(3) Muhafaza edilmek
üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir
nedenle elkonulmuş olan malın dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden
olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Bir suça ilişkin
soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan
eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması
MADDE 290. - (1) Hükmen hak sahiplerine teslim
edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç
aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Muhafaza edilmek
üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir
nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin
elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması halinde
yağma, hileyle alınması halinde dolandırıcılık, tahrip edilmesi halinde mala
zarar verme suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Kişinin bu malın sahibi olması
halinde, verilecek cezanın yarısından dörtte üçüne kadarı indirilir.
Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine
girme
MADDE 291. - (1) Kendisini, bir hükümlünün veya
tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye
altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
MADDE 292. - (1) Tutukevinden, ceza infaz
kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu
veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Bu suçun, cebir veya
tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun, silahlı
olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi
halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya
kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda,
ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(5) Bu maddede yazılı
hükümler, ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası
adlî para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır.
(6) Kısa süreli hapis
cezasının özel infaz şekillerinin gereklerine uymayan hükümlü hakkında bir
aydan iki aya kadar hapis cezasına hükmolunur; geriye
kalan ceza da ayrıca çektirilir.
MADDE 293. - (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya
hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim
olması halinde, kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen
süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı
indirilir. Ancak, kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim
yapılmaz.
MADDE 294. - (1) Gözaltına alınanın veya
tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Hükümlünün kaçmasını
sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;
a) Müebbet hapis cezası
ise, beş yıldan sekiz yıla,
b) Ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası ise, sekiz yıldan oniki yıla,
Kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçların, cebir
veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında
artırılır.
(4) Kaçması sağlanan kişi
sayısının birden fazla olması halinde, bu sayı göz önünde bulundurularak,
verilecek ceza üçte birden bir katına kadar artırılır.
(5) Bu suçların gözaltına
alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişiler
tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza, üçte biri oranında artırılır.
(6) Bu suçların üstsoy,
altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri
oranında indirilir.
(7) Bu suçların işlenmesi
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya
kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda,
ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(8) Gözaltına alınan,
tutuklu veya hükümlünün, muhafaza veya nakli ile görevli kişinin dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırı davranmasından yararlanarak kaçması halinde, altı aydan üç
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Muhafızın görevini kötüye kullanması
MADDE 295. - (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya
hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine
aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
(2) Muhafaza veya nakli
ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan,
tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden geçici bir süreyle uzaklaşmasına izin
verirse; altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Gözaltına alınan,
tutuklu veya hükümlünün bu fırsattan yararlanarak kaçması halinde, kaçmaya
kasten imkan sağlama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Hükümlü veya tutukluların ayaklanması
MADDE 296. - (1) Hükümlü veya tutukluların toplu
olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının
üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.
(2) Ayaklanma sırasında
başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre
cezaya hükmolunur.
MADDE 297. - (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine
silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan
veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya
bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre
belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.
(2) Birinci fıkrada
sayılanların dışında kalıp da yetkili makamlar tarafından infaz kurumuna veya
tutukevine sokulması yasaklanmış bulunan eşyayı, bu yasağı bilerek, infaz
kurumuna veya tutukevine sokan veya bulunduran ya da kullanan kişi, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci
fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli
kişiler tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bir ve ikinci
fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran
veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği
hususunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme
MADDE 298. - (1)
Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların
haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları
çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu
çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum
tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya avukat tayin etmelerini,
bunlarla görüşmelerini, mahkemelere veya Cumhuriyet başsavcılıklarına
gitmelerini, kurum görevlileri ile görüşmelerini, salıverilenlerin kurum dışına
çıkmalarını her ne suretle olursa olsun engelleyenler, hükümlü ve tutukluları
bu fiillere teşvik edenler, bu yolda talimat verenler, mevzuatın hükümlü ve
tutuklulara tanıdığı sair her türlü görüşme ve temas olanağını engelleyenler,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılırlar.
(2) Hükümlü ve
tutukluların beslenmesini engelleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar
hapis cezası verilir. Hükümlü ve tutukluların açlık grevine veya ölüm orucuna
teşvik veya ikna edilmeleri ya da bu yolda kendilerine talimat verilmesi de
beslenmenin engellenmesi sayılır.
(3) Beslenmenin
engellenmesi nedeniyle kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış
hallerinden biri veya ölüm meydana gelmiş ise, ayrıca kasten yaralama veya
kasten öldürme suçlarına ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
Cumhurbaşkanına hakaret
MADDE 299. - (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden
kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Verilecek ceza, suçun
alenen işlenmesi halinde, altıda biri; basın ve yayın yolu ile işlenmesi
halinde, üçte biri oranında artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı
kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
Devletin egemenlik alametlerini aşağılama
MADDE 300. - (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak
veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al
bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik
alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.
(2) İstiklal Marşını
alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Bu maddede tanımlanan
suçların yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde,
verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
MADDE 301. - (1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya
Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Devletin yargı organlarını, askerî veya emniyet
teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Türklüğü aşağılamanın
yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte bir oranında artırılır.
(4) Eleştiri amacıyla
yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
MADDE 302. - (1) Devletin topraklarının tamamını
veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymak, Devletin
birliğini bozmak, Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını
Devlet idaresinden ayırmak, Devletin bağımsızlığını zayıflatmak amacına yönelik
elverişli bir fiil işleyen kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
(2) Bu suçun işlenmesi
sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan
suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
MADDE 303. - (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile
savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin
yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş,
müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Düşman devlet
ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci
fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi
halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(4) Savaş zamanında
düşman devlet toprağında bulunup da bu devlet ordusunda hizmete alınmak
mecburiyetinde kalan vatandaş hakkında, bu nedenle cezaya hükmolunmaz.
Devlete karşı savaşa tahrik
MADDE 304. - (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine
karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde
bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik
olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Tahrik fiilinin basın ve yayın yolu ile
işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
(2) Bu madde
uygulamasında, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin güvenliğine karşı suç işlemek
üzere oluşturulmuş örgütlerin doğrudan veya dolaylı olarak desteklenmesi, hasmane hareket olarak kabul edilir.
(3) Bu maddede tanımlanan
suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Temel milli yararlara karşı hareket
MADDE 305. - (1) Temel milli yararlara karşı
fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan
doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar
sağlayan vatandaşa, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin
güne kadar adlî para cezası verilir. Yarar sağlayan veya vaat eden kişi
hakkında da aynı cezaya hükmolunur.
(2) Fiilin savaş
sırasında işlenmiş ya da yararın basın ve yayın yoluyla propaganda yapmak için
verilmiş veya vaat edilmiş olması halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(3) Suç savaş hali
dışında işlendiği takdirde, bu nedenle kovuşturma yapılması Adalet Bakanının
iznine bağlıdır.
(4) Temel milli yararlar
deyiminden; bağımsızlık, toprak bütünlüğü, milli güvenlik ve Cumhuriyetin
Anayasada belirtilen temel nitelikleri anlaşılır.
MADDE 306. - (1) Türkiye Devletini savaş
tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak şekilde, yetkisiz olarak, yabancı bir
devlete karşı asker toplayan veya diğer hasmane
hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan oniki yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil sonucu savaş
meydana gelirse faile müebbet hapis cezası verilir.
(3) Fiil, sadece yabancı
devletle siyasal ilişkileri bozacak veya Türkiye Devleti veya Türk
vatandaşlarını misilleme tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak nitelikte ise
faile iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
(4) Siyasal ilişki
kesilir veya misilleme meydana gelirse üç yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(5) Bu maddede yer alan
suçun kovuşturulması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
(6) Bu madde hükümleri,
fiili savaş halinde ülke topraklarının tamamını veya bir kısmını işgal eden
yabancı devlet kuvvetlerine karşı meşru müdafaa amaçlı direniş hareketleri
hakkında uygulanmaz.
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri
yararına anlaşma
MADDE 307. - (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait
olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını,
yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz
tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir
süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren kişiye, altı yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Suçun;
a) Türkiye ile savaş
halinde bulunan bir devletin çıkarı için işlenmiş olması,
b) Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş kudret ve yeteneğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye koymuş olması,
Halinde, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tahrip veya
kullanılamaz hale gelme, birinci fıkrada belirtilen bina, tesis veya eşyayı
elinde bulunduran veya korumak ve gözetlemekle yükümlü olan kimsenin taksiri
sonucunda meydana gelmiş veya bu nedenle suçun işlenmesi kolaylaşmış ise, bu
kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Savaş zamanında
Türkiye Devleti zararına olmak üzere, düşman askerî hareketlerini
kolaylaştırmak veya Türkiye Devletinin askerî hareketlerine zarar vermek
maksadıyla yabancıyla anlaşan veya anlaşma olmasa da aynı sonuçları meydana
getirmeye yönelik fiilleri işleyen kişiye on yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezası verilir.
(5) Dördüncü fıkrada
tanımlanan fiil sonucunda, düşman askerî hareketleri fiilen kolaylaşmış veya
Türk Devletinin askerî hareketleri zarar görmüş ise faile ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası verilir.
(6) Dört ve beşinci
fıkralarda yazılı suçları işleyen kimse ile anlaşan yabancıya da aynı ceza
verilir.
(7) Yukarıdaki fıkralarda
yazılı fiillerin Türkiye Devleti ile aralarında savaş için ittifak veya iştirak
olan devlet zararına olarak Türkiye
Düşman devlete maddi ve mali yardım
MADDE 308. - (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine
kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya
dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye
(2) Savaş zamanında,
düşman devlet yararına yapılan borçlanmalara veya her ne nedenle olursa olsun
ödemelere katılan veya bunlara ilişkin işlemleri kolaylaştıran vatandaşa veya
Türkiye
(3) Savaştan evvel
başlamış olsa bile, birinci fıkrada yazılı haller dışında, nerede bulunursa
bulunsun düşman devlet vatandaşıyla veya düşman devlet topraklarında oturan
diğer kimselerle Türkiye Devleti zararına veya düşman devletin savaş gücüne
olumlu etki yapacak nitelikte doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ticaret
yapan vatandaşa veya Türkiye
(4) Yukarıdaki fıkralarda
yazılı fiillerin düşman devletle aralarında savaş için ittifak veya iştirak
olan devlet yararına işlenmesi halinde de bu madde hükümleri uygulanır.
Anayasayı ihlal
MADDE 309. - (1) Cebir ve şiddet kullanarak,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu
düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını
önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi
sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan
suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
MADDE 310. - (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç
tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(2) Cumhurbaşkanına karşı
diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı
oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle
verilecek ceza beş yıldan az olamaz.
MADDE 311. - (1) Cebir ve şiddet kullanarak
Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet
Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs
edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi
sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
Hükûmete karşı suç
MADDE 312. - (1) Cebir ve şiddet kullanarak
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya
veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden
kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
(2) Bu suçun işlenmesi
sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
MADDE 313. - (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan
gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare eden kişi,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. İsyana katılan diğer
kişilere altı yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Bir ve ikinci fıkrada
tanımlanan suçların, Devletin savaş halinde olmasının sağladığı kolaylıktan
yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına
hükmolunur.
(4) Bir ve ikinci fıkrada
tanımlanan suçların işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde,
ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
Silâhlı örgüt
MADDE 314. - (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci
bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya
yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada
tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Suç işlemek amacıyla
örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.
Silâh sağlama
MADDE 315. - (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan
örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek,
bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin
eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 316. - (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci
bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek
üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde
anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki
yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Amaçlanan suç
işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu ittifaktan
çekilenlere ceza verilmez.
Askerî komutanlıkların gasbı
MADDE 317. - (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya
Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya
donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya
müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin
komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.
(2) Kanunen yetkili
olmaları veya Devlet tarafından görevlendirilmeleri suretiyle yukarıda
gösterilen yerlerin komutanı bulunanlardan, yetkili makamlarca komutanlığı terk
etmeleri için verilen emirlere uymayanlara da aynı ceza verilir.
Halkı askerlikten soğutma
MADDE 318. - (1) Halkı, askerlik hizmetinden
soğutacak etkinlikte teşvik veya telkinde bulunanlara veya propaganda yapanlara
altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, basın ve yayın
yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
MADDE 319. - (1) Askerleri veya askerî idareye
bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya
yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin
görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile kanunlara, yeminlere veya
disiplin veya diğer görevlere aykırı hareketleri askerler önünde öven veya iyi
gördüğünü söyleyen kimselere, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, aleni olarak
işlenmişse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Fiil, savaş zamanında
işlenmiş ise ceza bir katı oranında artırılır.
MADDE 320. - (1) Hükûmetin
izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların
lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları
silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Asker yazılanlar veya
silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza
üçte biri oranında artırılır.
(3) Birinci fıkradaki
hizmeti kabul eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
MADDE 321. - (1) Savaş zamanında Devletin yetkili
makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan
kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
MADDE 322. - (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı
kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya
kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş
yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen
veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Yükümlülüklerin
kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi taksirden ileri gelmişse, cezanın
dörtte üçüne kadarı indirilebilir.
(3) Yükümlülüğün kısmen
veya tamamen yerine getirilmemesine asıl yükümlüler ile aralarında sözleşme
bulunan aracılar veya bunların temsilcileri neden olmuşsa, bunlar hakkında da
aynı cezalar uygulanır.
(4) Savaş zamanında
yükümlülüklerin yerine getirilmesinde hile yapan yukarıdaki fıkralarda yazılı
kişilere on yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Savaşta yalan haber yayma
MADDE 323. - (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve
heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman
karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya
özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli
yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan
on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Eğer fiil;
a) Propagandayla,
b) Askerlere yönelik
olarak,
c) Bir yabancı ile
anlaşma neticesi,
İşlenmişse, verilecek
ceza on yıldan yirmi yıla kadar hapistir.
(3) Fiil, düşmanla
anlaşma neticesi işlenmişse müebbet hapis cezası verilir.
(4) Savaş zamanında
düşman karşısında milletin direncini tehlikeyle karşı karşıya bırakacak şekilde
yabancı paraların değerini düşürmeye veya itibarı amme kağıtlarının değeri
üzerinde etki yapmaya yönelik hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan on yıla
kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası
verilir.
(5) Dördüncü fıkrada
yazılı fiil, bir yabancı ile anlaşma sonucu işlenmişse ceza yarısı; düşmanla
anlaşma sonucu işlenmiş ise bir katı oranında artırılır.
MADDE 324. - (1) Sulh zamanında seferberlikle
ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç
yıla kadar hapis cezası verilir.
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü
MADDE 325. - (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan
bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe
veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası verilir.
MADDE 326. - (1) Devletin güvenliğine veya iç veya
dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok
eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa,
bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya
çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Yukarıdaki yazılı
fiiller, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş
etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuş ise müebbet hapis cezası
verilir.
MADDE 327. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya
dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken
bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet hapis cezası verilir.
Siyasal veya askerî casusluk
MADDE 328. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya
dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken
bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil;
a) Türkiye ile savaş
halinde bulunan bir devletin yararına işlenmişse,
b) Savaş sırasında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeye sokmuşsa,
Fail, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin
bilgileri açıklama
MADDE 329. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya
dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken
bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeye koymuşsa, faile on yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Fiil, failin taksiri
sonucu meydana gelmiş ise birinci fıkrada yazılı olan halde, faile altı aydan
iki yıla, ikinci fıkrada yazılı hallerden birinin varlığı halinde ise üç yıldan
sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Gizli kalması gereken bilgileri açıklama
MADDE 330. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya
dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken
bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet
hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, faile ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası verilir.
MADDE 331. - (1) Yabancı bir devletin güvenliği
veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması
gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk
maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye
Askerî yasak bölgelere girme
MADDE 332. - (1) Devletin askerî yararı gereği
girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında
işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
MADDE 333. - (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve
Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni
buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan
veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, Türkiye ile
savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenir veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye
sokacak olursa, faile müebbet hapis cezası verilir.
(3) Türkiye Devleti
tarafından yabancı bir memlekette Devlete ait belirli bir işi görmek için
görevlendirilen kimse, bu görevi sadakatle yerine getirmediği ve bu fiilden
dolayı zarar meydana gelebildiği takdirde faile beş yıldan on yıla kadar hapis
cezası verilir.
(4) Bu maddede tanımlanan
suçların işleneceğini haber alıp da bunları zamanında yetkililere ihbar
etmeyenlere, suç teşebbüs derecesinde kalmış olsa bile altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri temin
MADDE 334. - (1) Yetkili makamların kanun ve
düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından
gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Fiil, Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle
karşı karşıya bırakmış ise faile beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
MADDE 335. - (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici
işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması
gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye
sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, Türkiye ile
savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle
karşı karşıya bırakmış ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri açıklama
MADDE 336. - (1) Yetkili makamların kanun ve
düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından
gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya
askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Fiil, failin taksiri
sonucu meydana gelmiş ise, birinci fıkrada yazılı olan halde faile altı aydan
iki yıla, ikinci fıkrada yazılı halde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
verilir.
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk
maksadıyla açıklama
MADDE 337. - (1) Yetkili makamların kanun ve
düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından
gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla
açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası verilir.
MADDE 338. - (1) Bu bölümde tanımlanan suçların
işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları
sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç
yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, taksirle davranan faile üç
yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde
bulundurma
MADDE 339. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya
dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili
makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması
gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul
edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki herhangi bir
şeyle yakalanan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında
işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Yabancı devlet başkanına karşı suç
MADDE 340. - (1) Yabancı devletlerden birinin
başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında
artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(2) Fiil, soruşturulması
ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma
yabancı devletin şikayetine bağlıdır.
Yabancı devlet bayrağına karşı hakaret
MADDE 341. - (1) Resmen çekilmiş olan yabancı
devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye
üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Bu suçtan dolayı
soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
MADDE 342. - (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli
veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların
diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların
diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı
görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek;
suç işleyen kişiler hakkında, bu Kanunun ilgili hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
(2) İşlenen suç hakaret
ise, soruşturma ve kovuşturma yapılması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
Karşılıklılık koşulu
MADDE 343. - (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin
uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
MADDE 344. - (1) Bu
Kanunun;
a) “İmar kirliliğine
neden olma” başlıklı 184 üncü maddesi yayımı tarihinde,
b) “Çevrenin kasten
kirletilmesi” başlıklı 181 inci maddesinin birinci fıkrası ile “Çevrenin
taksirle kirletilmesi” başlıklı 182 nci maddesinin
birinci fıkrası yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra,
c) Diğer hükümleri 1
Nisan 2005 tarihinde,
Yürürlüğe girer.
MADDE 345. - (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar
Kurulu yürütür.